Heyecanlı ve bir o kadar da keyifli olacağını umduğumuz bir maratona katılmak için yola çıkıyoruz.Bize dört güncük müsaade.İzmir’li fotoğraf meraklıları bilir sanırım;fotomaraton Bergama 19-22 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek.Aslında orada olmak hiç aklımızda yoktu.Planlarda başka bir şehir başka aktiviteler vardı ama son dakikada değişti her şey :) Bu aralar geceleri Çandarlı da gündüzleri ise Foto Maraton Bergama da olmayı düşünüyoruz.Döndüğümde anlatacak çok şey olacak hissediyorum…
Neşeniz bol olsun…
19 Mayıs 2011 Perşembe
18 Mayıs 2011 Çarşamba
GÜVEÇ
Bundan aylar önce annem (kayınvalide-annem--tuhaf oldu :) ) “Menemen den geçerken size de minik bi güveç alıverdim” diye güveci bana verdiğinde o minik güveci bu kadar çok seveceğimi düşünmemiştim.İlk başlarda "annem yapınca yemesi güzel ama ben güveçten anlamam" diyerek en üst raflara kaldırdığım güveci geçen günlerde sevdiceğin isteği ile çıkardım.Ve bir deneme yemeği yaptık.O gün bu gündür güveçte yapılabilecek her yemeği denedik neredeyse.Güvecin hikmeti mi yoksa etin ve sebzelerin kısık ateşte pişirilmesinden mi bilemiyorum ama güveçte pişen yemek çok daha lezzetli oluyor,öğrenmiş olduk :) Fotoğraflarda “güveçte etli mantar” ve "güveçte etli kuru fasulye” yemeklerini görüyorsunuz.
ps;blogumun fotoğraf kapatisesi dolmuş:( bir de arşiv blogu açmak zorunda kaldım."Ee nolmuş yani" demeyin içimden sizinle de paylaşmak geldi :)))
Neşeniz bol olsun…
Neşeniz bol olsun…
17 Mayıs 2011 Salı
MİSAFİR
Hafta sonu yine misafirlerimiz vardı.Misafir söz konusu olunca mutfakta vakit geçirmek çok daha keyifli oluyor benim için.Bu seferde yine heyecanla daldık mutfağa ve elimizden geleni yaptık.Zeytin yağlı yaprak sarması,mayalı poğaça,bol fındıklı ağlayan kek,patatesli börek,kısır ve salata çeşitleri sunduk arkadaşlarımıza…Güzel bir haftasonun ardından yorucu iki gün daha bitti :) ve heyecanla Perşembe gününü bekliyorum,kaçış var yine planlarda :)
Neşeniz bol olsun...
Neşeniz bol olsun...
10 Mayıs 2011 Salı
YAĞMURDAN SONRA-II
Son günlerin yoğunluğundan bir türlü önceki haftadan kalan yağmur sonrası fotoğraflarını yayınlayamadım.Haftasonu Muğla dan arkadaşlarımız gelince bol gezmeli tozmalı geçti günler.O arada da fırsat bulup pc başına oturamadım.Muğla da ki dostların düğününden bahsetmiştim şurada .Evlilikleri yeni olunca tüm hafta sonu neredeyse her sohbetimiz ilişkiler üzerine oldu,hele bir de ben ve Elçin Ali ve Yasin’e karşı olunca çokta keyifli oldu muhabbetlerimiz :) Böyle güzel dostlarla zaman öyle neşeli geçiyor ki tadı damağında kalıyor insanın.
Bahsettiğim gezinin fotoğrafları yağmur sonrası serisi karşınızda :)Yağmurdan sonra damlalar henüz düşmeden...keşke kuş seslerini de duyurabilsem buradan :)
Bu son fotoğraftaki yapı bir değirmen...taa rumlar zamanından kalmış...içi sap-saman dolu...
Neşeniz bol olsun...
5 Mayıs 2011 Perşembe
SATIYORUM-SAT-TIM!
Yatak başucu sehpası olarakta fotoğrafta gördüğünüz şeker şeyi seçmiştik.Mağazada dolaşırken bir baktık bizim başucu sehpası Cuma günü (geçen cuma) yapılacak açık arttırmada 1 tl den satışa sunulacakmış.Tabi bu fırsatı kaçırmadık,açık arttırmada oradaydık.Öğrenciler,teyzeler,ablalar,ağabeyler derken biz gibi alış-veriş meraklısı bir sürü kişi vardı.Açık arttırma çok eğlenceliydi epeyi eğlendik.Valla süper parçaları süper fiyatlara kaptı millet.Mesela amcanın biri normal satış fiyatı 189tl olan çok güzel bir orta sehpayı 20tl ye aldı gitti,yine birkaç arkadaş 99tl lik bir sandalyeyi 30tl ye aldılar :) Onları izlemek çok eğlenceliydi.Yalnız bizim sehpanın taliplisi çoktu şansımıza.Biz kararlıydık ama,bi teyzeyle epeyi bi çekiştik ve sonunda aldık sehpamızı :) hem de çoook uygun bi fiyata.Yakında diğer eşyalarda tamamlanacak o zaman yeni fotoğraflarla karşınızda olacak odamız…
Duvar kağıdımızdan burada bahsetmiştim.Merak edenler için bir kez daha belirteyim istedim :)
Neşeniz bol olsun...
3 Mayıs 2011 Salı
YAĞMURDAN SONRA
Geçtiğimiz Pazar Çandarlı da güzel bir doğa yürüyüşüne çıktık…O güne dair bir şeyler yazacağım ama şimdilik vaktim olmadığı için o gün objektifimize takılanlardan birkaç kare paylaşıp kaçacağım…Fotoğraflar orijinaldir, yalnız ufak bir oynamayla arka planı karartıp,çiçekleri belirginleştirdim…
Neşeniz bol olsun…
Neşeniz bol olsun…
2 Mayıs 2011 Pazartesi
YAZIYORUZ
Sevgili Tırsak Külkedisi beni mimlemiş;Bir blog hikayeniz var mı?
Öncelikle kendisine çok teşekkür ediyorum.Daha önceleri bu konuya birkaç kez değinmiştim.Hemen eski yazılarımdan birkaç derleme yapıp mim sorusunun cevabını vermiş olayım.
09.08.2009 tarihli “Neden Yazıyorum?” başlıklı yazımdan;
“100 ün üzerinde yazı ve bir yılı aşkın bir süre…bir güzel çift in miladını bilirsiniz.Birbirimizden uzakta olduğumuz geçmiş zamanlarda Ali hediye etmişti bu blogu sanal aleme :) Önceleri birlikte yazdık… kimi zaman bir sabah blogu açınca Ali nin yazısı karşıladı beni, kimi zaman da benim yazılarım ona sürpriz oldu.
Uzun zaman önce Ali yazmayı bıraktı. “Nasıl olsa artık yanımdasın söylemek istediklerimi gözlerinin içine bakarak söylemeyi tercih ediyorum” der oldu.Yazmak istediği zamansa küçük bir kağıt parçasındaki harika cümleleri beni ya kahvaltı masasında yahutta hiç beklemediğim bir zamanda bir cafede,en sevdiğim elbisemin cebinde,yazılı kağıtlarımın arasında,ders kitaplarımın bir sayfasında buluyor beni…
Zamanla bir çok arkadaşım blog dünyasına katıldı.Telefonda ya da msn de “bu gün ne oldu biliyor musun?” diye başlayan cümlelerimizin yerini “bloga yazdım okusana” lar almaya başladı.Ayrı ayrı herkese anlatmaktansa “ben yazdım siz ordan okuyun” oldu.Kolay iş valla :)”
01.09.2009 tarihli “Etki-tepki Meselesi” başlıklı yazımdan;
“Şimdi ben bir süre ortadan kaybolsam ki kaybolmamda yazmaya vakit bulamasam hemen ‘nerdesiniz?’, ‘neden yazmıyorsunuz?’,’hadi ama merakla bekliyoruz…’ tarzında yorum ve mailler geliyor ya işte o zaman ben kendimi yazmakla sorumlu hissediyorum.Arayı uzattığım zaman ise ‘bak işte gördün mü yine soracaklar neden yazmadın diye’ diyerekten kendime kızıyorum J tuhaf değil mi? Bence tuhaf ama web günlüğü yazmaya kalkınca ben oturayım bir şeyleri bloglayayım deyince, işte bunlar kaçınılmaz oluyor…Sayfamızı sahiplenip sevenlere buradan yürekten teşekkürler.Ama sevmek-sahiplenmek başka bir şey yazarın cümlelerine karışmak, ‘öyle yazma böyle yaz’ demek başka bir şey.bunları birbirine karıştırmamak lazım değil mi?
İlk başlarda birazcık olsun hasret dindirmek adına açılan bu blog zamanla bir çok okuyucu ile büyüdükçe büyüdü.Ve haliyle bu büyüme karşısında bir güzel çiftte kelimelerini daha bir özenle seçmeye başladı.Nazar dedik,aman(!) dedik sınırladık yazdıklarımızı.Ama ‘olsun’ dedi sevgili okur ‘olsun biz aşkı gözünden tanırız ve maşallah demeden geçmeyiz’ .Hayatımızın kıyısından köşesinden bu sayfaya yansıyanları okuyup ‘maşallah’ını esirgemediğin için teşekkürler sevgili okur.
Kişisel bir web günlüğü işte bizimkide…okuyanla aramızdaki ise bir etki-tepki meselesi… Her davranışımız,ekrana yansıyan her cümlemiz ulaştığı zihinler ve yüreklerde bir yer bulur,bir anlam yüklenir ve nihayetinde bize geri döner.Dönüp gelenler, bizim gönderdiklerimizin yorumlanıp geri gönderilmiş halinden başka bir şey değildir aslında.Dedim ya bu bir ‘etki-tepki’ meselesidir.Bu prensibi aklımızdan çıkarmadan yapılması gereken doğru davranmaktır.E bu noktada önemli olanda doğru davranışın hangisi olduğunu tesbit etmektir.Herkesin doğrusu bir olmuyor çoğu zaman ve doğrularımız bir değil diye de saldırganlaşmak olacak iş değil.Bir web günlüğü sahibi olanlar iyi bilirler;sen ne yaparsan yap,ne söylersen söyle söylemek istediklerin karşı tarafın anladığı kadardır ancak.O yüzden ya karşı tarafın ne anladığına dikkat edeceksin yada aklına geleni içinden geldiği gibi yazacaksın.
Samimiyet önemli…samimi blog yazılarını okumayı seviyorum ve onların içtenliklerini destekliyorum.Kimi zaman ‘artık bıraksam yazmayı’ dediğimde onların o samimiyetleri yetişiyor imdadıma ki yazmak bir tutku öyle kolay vazgeçilmiyor.”
İşte böyle…bu blogun hikayesi Ali ve Ayşenur’un birbirinden uzakta geçen günlerinde başladı ve bugüne kadar sürdü,sürmekte :) bende hemen mimdireyim birilerini;
Bir Avuç Hayat
Meyra
Bu arada haftasonu yine Çandarlı’ya kaçtık.Haftasonu maceralarımızı da anlatacağım ama önce Çandarlı da objektifimize takılanlardan birkaç örnek;
Neşeniz bol olsun...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
SELANİK
İzmir den yola çıkışımız sabah 8.30 u buldu. Yol müziklerimiz eşliğinde keyifle yol aldık. Planın ilk parçası Edirne idi. Bi gece Edirne d...
-
Önümüzde 15 günlük uzun bir seyahat var. İki çocukluyuz ve sabit bir planımız yok.Hal böyle olunca uzun bir yol hazırlığı gerekiyor bize. Ön...
-
Canım anneciğimin nereden aklına geldiyse kalkmış bize poşetlik örmüş.Çokta güzel yapmış,mutfağım daha bir renklendi sayesinde.Benim mutfağı...
-
Bu gün İzmir’e doyum olmaz,dışarıda yumuşacık bir kış havası var.Tam “çık-gez-dolaş hatta git cici dükkanlardan minik bir şeyler al” havas...



