misafire hazırlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
misafire hazırlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2013 Pazar

MİSAFİRE HAZIRLIK

Hemen hemen her haftasonu  arkadaşlarla birlikte yiyoruz akşam yemeklerimizi.Bugün bizdeydik.Gelen arkadaşlarımız çok samimi dostlar ve yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen kimseler olunca samimi ve küçük bir sofra hazırladık...Yemek,hazırlıklar bahane önemli olan bu küçük sofrada muhabbetle yiyip içmek :)






Neşeniz bol olsun...

22 Şubat 2010 Pazartesi

MİSAFİR

Geçtiğimiz haftanın yoğun günlerinin tatlı yorgunluğunu iyice dinlenerek attık bu hafta sonu.Tatlı yorgunluk diyorum çünkü evimize gelen misafirlerimiz için hazırlık yapıp,onlar gelince de doyasıya yiyip içip geç saatlere kadar sohbet ederek geçti günler.Hele bir de hazırladıklarıma ardı ardına övgüler gelince tüm hafta mutfaktan çıkasım gelmedi :)

Haftanın ilk konukları sevdiceğimin kuzenleri idi.Sonraki günlerde de arkadaşlarımızı ağırladık.Kuzenlerin geldiği gece epeyi kalabalıktık.Ben hazırlığımın büyük bir kısmını bir önceki günden tamamlamıştım ama tam misafir geleceği gün okulda ŞÖK toplantısı olduğunu öğrendim,toplantı beşe kadar sürünce akşama nasıl yetişeceğim diye bir telaş aldı beni.İki okulu birden idare etmeye çalışınca tüm imzaları ve yeni haberleri kaçırıyorum.Her şeyden en son benim haberim oluyor.O günde toplantıdan haberim olmayınca toplantı bir an önce bitsin diye elimden geleni yaptım :)

Her akşam başka bir misafirimiz olunca menüde ufak değişiklikler yaptık.Ama kısır ve zeytinyağlı yaprak sarması her akşamımızın favorileriydi :) Daha önceki yani ilk zeytinyağlı yaprak sarmam için buyurun tık tık :)

Yemek-içmek bahane olsa da insanın sevdikleriyle yediğinin tadı bir başka güzel oluyor.Artık buz gibi akşamlar geçip gidiyor,soğuklarda sıcacık evden dışarıya adım atmak istemiyor insan ama güzel bahar gecelerinde eş-dost-akrabayla ev oturmalarının tadını çıkarmak lazım…



Neşeniz bol olsun…

16 Şubat 2010 Salı

EBELEK GÜBELEK

Okulumuzda iki gündür süren müfettiş telaşı nihayet sona erdi.Ee okulda 16 tane müfettiş olunca 25-30 yıllık öğretmen arkadaşları bile aldı bir telaş.Ben öyle yoğun bir stres yaşamadım,sanırım haftasonunun yorgunluğundan öylesine bunalmıştım ki müfettişte bir an önce gelsin gitsin istedim.



Bir önceki yazımda da bahsettim ya hiç bir öğretmenin müfettişle karşılaşmak istemeyeceği türden bir sınıfta misafir ettim müfettişi.Ben henüz derse başlamıştım ki geldi,kendini tanıttı,masamın üzerindeki dosyalarımı,evraklarımı toplayıp en arka sıralardaki boş bir sıraya oturdu.O oturunca ve ben bulunduğum sınıftaki öğrencilerin durumunu düşününce bir of çektim ve devam ettim dersimi anlatmaya.Bazı sınıflarda ders anlatmak zordur,böyle sınıflarda vakit bir türlü geçmek bilmez,hele bir de öğle yemeği sonrası olup hafifte güneş vurmuşsa sınıfa öğrenci uyku moduna geçip kilitlemiştir kendini.


Konu yoruma açık,düz anlatımdan ziyade bol soru-cevap şeklinde işlenmeye müsait güncel bir konuydu.Ama gel gör ki öğrencilerimiz pek bir umursamazdı.Ben elimden glediğince dikkatlerini çekmeye çalıştım,onlara bol bol soru yönelterek dersten kopmamalarını sağladım.Cevap vermekte çok zorlanmalarına rağmen yılmadım,zoraki de olsa gülümsedim ve onları derse katmak için futbol maçlarından,değişik tv programlarından örnekler verip konu ile ilintili bir kaç güzel fıkra anlatıp müfettişte dahil hepsini güldürdüm.


En güvendiğim,sınıfın en iyilerinden dediğimiz öğrencim Atakan’I kaldırarak sordum;


-“Neden her insan bu olayı farklı şekillerde anlıyor,farklı yorumluyor sence Atakan?” Atakan;


-“İnsanlar bazen ebelek gübelek işler yapıyorlar….” cümlenin devamını duymadım bile.Ebelek gübelek dedi yaa diyerek takıldım kaldım oraya.Müfettiş bile aniden başını kaldırıp bakınca ben sinirlerime hakim olup öğrencime sınıfta bir misafirimiz olduğunu ve kendisinin de bir 8. sınıf öğrencisi olduğunu hatırlatırcasına kullandığı ikilemenin ne manaya geldiğini sordum;


-“ebelek gübelek yani saçma sapan demek öğretmenim” dedi oturdu.


Dünden beri arkadaşlarla ebelek gübelek deyip gülüyoruz.Ve aynı sınıfa derse giren arkadaşlar sınıfın durumunu bildikleri için bana şaşıyorlar sabırla o dersi bitirebildiğim için :)


Neyse ki ders sonunda müfettişten çok güzel cümleler duydum. “Bu kadar zor bir sınıfta,bu kadar genç bir öğretmen olarak beni kendinize hayran bıraktınız” diye başladı cümlelerine.Beni motive etmek için mi öyle güzel sözler etti bilemiyorum ama ne için söylemiş olursa olsun çabamın farkedildiğini bilmek,takdir edildiğimi duymak iyi geldi bana.


Müfettişler gitti ama bu hafta hala çok yoğun geçiyor.Okul sonrası evde de dur durak bilmeden hazırlık yapıyoruz.Çünkü yarından itibaren akşamları bir sürü misafirimiz olacak.Bu yüzden mutfaktaki tüm hünerimi göstermek için çalışıp çabalıyorum.Neler hazırladım neler :)


Ebelek gübelek derken böyle işte... :)


Neşeniz bol olsun...


SELANİK

İzmir den yola çıkışımız sabah 8.30 u buldu. Yol müziklerimiz eşliğinde keyifle yol aldık. Planın ilk parçası Edirne idi. Bi gece Edirne d...