İKİ DİL BİR BAVUL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İKİ DİL BİR BAVUL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2011 Salı

BAVUL

Bu yıl izlediğimiz tiyatro oyunları önceki yıllara oranla ciddi anlamda azaldı.Bunun öncelikli nedeni bu yıl sevdiceğin de benim de oldukça yoğun olan iş hayatımız sanırım.Ben Ali’ye göre daha şanslıyım iş hayatının yoğun günleri konusunda ama ikimizden birinin yoğun olması yetiyor işte.Sadece iş hayatı değil elbet;haftanın iki akşamı devam etmeye çalıştığımız kurslarımız var.Haftada iki akşam dolu olunca diğer akşamlara dolduruyoruz tüm programları.Aile,arkadaşlar derken her akşam bir yerlerde bir şekilde geçip gidiyor zaman.Birde “şu oyunu mutlaka izleyelim” diyebileceğimiz bir oyun çıkmadı henüz :( Ama yaklaşık 2 ay kadar önce mybilet ten “Ölüm Öpücüğü” adlı bir oyuna bilet aldık.Son anda yapılan başka programlar yüzünden biletimizi tam üç kere değiştirdik :) Mybilet ten bilet almanın en güzel yanı da bu;bizimki gibi planlarınız değişirse biletinizi açığa alabiliyorsunuz.O bileti kullanabilmek bize üçüncü seferde nasip oldu.Ama farklı bir sahne ve farklı bir oyunda.Geçtiğimiz haftasonu müsait olunca hemen internetten bakıp Konak Melek Ökte sahnesindeki “Bavul” isimli oyunu seçtik.


İzmir'in güzel aşamlarından...

“Seyahat dönüşü havaalanında bavulları karışan bir kadın ve erkeğin hayatları da karışırsa ne olur? Olaylar komedi örgüsü içinde işlenip; mutlu sonla biter mi acaba?...” diye soruyor oyunun tanıtımında.Ben bu soruya cevap vermeyeyim ama oyun hakkında minik bir değerlendirme yapayım; Eser Sam Bobrick,çeviri E.Tuncay Turan...Dekor oldukça güzeldi.Kostümlerde öyleydi demek isterdim ama günümüz eserlerinden olan oyunun kostümleri de bildiğiniz güncel kıyafetlerdi işte.Bu oyunu merak edip,izlemeyi planlayanların iştahını kaçırmak istemem ama ben izlerken basit bir Amerikan sitcom u izliyor hissine kapıldım ve çok sıkıldım.Komedi idi ben gülecek bir şey bulamadım.Benim için zaman kaybıydı.Keşke daha tadı tuzu yerinde bir oyun izleyebilseydik ama her uyarlama başarılı olamıyor maalesef.Daha fazla zalimlik etmeyeyim ben,en iyisi izlemek isteyenlere iyi seyirler dileyelim :)
Oyun esnasında fotoğraf çekmek istemediğimden oyundan karelere yer veremedim,oyunun fotoğraflarını görmek isteyenler tık tık.
PS:Sevgili medanşeri ödüllendirmiş bizi.çok teşekkür ederiz...

 
Neşeniz bol olsun…

5 Kasım 2009 Perşembe

SON ZAMANLAR


Neler yaptık?

Aslında anlatılacak çok fazla yol hikayesi birikti.En son çok kısa da olsa anlattığımız Balıkesir gezimizden sonra geçtiğimiz hafta dört günlüğüne Afyon’a bir gezi yaptık.



Tadına doyulmayacak dört güne;ablalarımla harika bir Eskişehir gezisi,İzmir Afyon yolu üzerinde birbirinden ilginç yol maceraları,değişik mekanlar,güzel manzaralar ve bir sürü fotoğraf sığdırdık.Afyon’da özelliklede Eskişehir’de bu yılın buz gibi havasıyla karşılaştık,üşüdük,evde hazırladıklarımızı yol kenarlarındaki güzel yerlerde yedik,mis gibi dağ suları içtik,ıslandık,sisli yollarda durup manzara izledik…

Nerelerdeyiz?


Hergün okulda-işteyiz,yollardayız,netteyiz,akşamları eş-dost toplantılarındayız…Paylaşmak istediğim bir çok şeyi buradan yazayım isterken bir türlü vakit bulamamaktayım ama bugün maillere bakarken tam 34 tane “neredesin?,neden yazmıyorsun?” Başlıklı dost maili gördüm.Hemen gelip bir kaç kelam edeyim istedim.Bloguda ihmal etmeye gelmiyor,farkındayım J Ama günler öylesine yoğun geçince buraya yazmaya çoğu zaman üşenir oldum.


Sonbaharda İzmir akşamlarının tadı bir başka oluyor,havalar iyice soğumadan tüm gün ne kadar yorgun olsakta akşamları mutlaka bir planımız oluyor.Mesela önümüzdeki üç akşam şimdiden planlanmış durumda.Yarın akşam bir arkadaşımızın oyununu izleyeceğiz,şimdiden çok merak ediyorum,cumartesi günü annemle ailenin hatunlarının toplanacağı bir ev oturmasına gideceğiz (ev oturması ve ben aynı cümle içinde! :) ),cumartesi akşamı yine güzel bir oyun izleyeceğiz ve Pazar günüde Çandarlı’ya kaçalım,geç saatlerde dönelim diyoruz.Bakalım nasip…


İki Dil Bir Bavul


Vizyona girmesinin üçüncü günüydü sanırım gidip izledik.Film İzmir’de sadece bir sinemada (İzmir Sineması-Alsancak) gösterime girdi bildiğim kadarıyla…

Fragmanlarını izleyip çok beğendiğimizi daha öncesinde yazmıştım.Filmi izlediğimizde biraz hayal kırıklığı yaşadım,film tamamen gerçek,kurgu değil.Belgesel havasında çekilmiş,oynayan,rol yapan yok.Öğretmen 2007 yılında o köye atanan gerçek bir öğretmen…okul,sınıf,öğrenciler gerçek… hepsi normal hayatlarını sürdürürken hiç müdahale edilmeden yaşamlarının bazı bölümleri kayda alınmış.Teknik kusurlar göze batıyordu,iç çekimlerden ziyade dış çekimler çok daha başarılıydı…Ama yine de bir meslektaşımı beyaz perdede izlemek hoşuma gitti benim…

Neşeniz bol olsun...

SELANİK

İzmir den yola çıkışımız sabah 8.30 u buldu. Yol müziklerimiz eşliğinde keyifle yol aldık. Planın ilk parçası Edirne idi. Bi gece Edirne d...