BİR GÜZEL ÇİFT

BİR GÜZEL ÇİFT

7 Aralık 2009 Pazartesi

ÇALAKALEM...YOK YOK ÇALAKLAVYE...

-Orhan Pamuk’un satırlar süren uzun cümleleri içinde kayboluyorum.Kendisine karşı önyargılıyım,kızgınım…Onu ziyadesiyle ukala buluyorum. ‘lanet olsun içimdeki okuma sevgisine’ J demeyeceğim ukalada olsa,kendisini sevemesem de okumayı seviyorum ve Orhan Pamuk’un Sessiz Ev adlı eserini okuyorum.Bu arada Ali ile ben bu yazarımızın soyadını ‘Pamuk’ değilde ‘Pambık’ diye telaffuz etmekten tuhaf bir keyif alıyoruz J Adanalılara sevgiler…
-Ramazanın ilk günleri sandığımdan daha kolay geçiyor.Evet ‘her zorlukla beraber bir kolaylık vardır’(el-inşirah,5-6)…kolaylığı veriliyor emreden tarafından…

-Yalnız ezan vaktine doğru midem çanlarını çalıyor ve ben yemek yapmak için geç kalmış olursam resmen mutfakta Rachel Ray gibi oluyorum; ‘eveeett sevgili hanımlar onu alıp buna karıştırıyoruz,haşladığımız onun suyunu şuna katıyoruz veee nefis bir yemek iştee’ tarzında J Şimdi buradan Rachel ablayı sevmediğim gibi bir anlam çıkarılmasın lütfen bilakis kendisini ekrana kilitlenmiş bir vaziyette izliyorum.Hiç bitmeyen bir enerjisi ve hiç susmayan bir çenesi var.Oradan oraya koşuştururken bir bakıyorsunuz hem stüdyodaki hatun kişilere bir şeyler anlatmış, konuğuna laf yetiştirmiş ve birde ortaya bir tabak yemek koymuş.Ben her seferinde ‘aha bak bu sefer çenesi yüzünden yetiştiremeyecek’ derken o 30 dk.da yapıveriyor yemeğini.Onun o kocaman kürek misali kepçelerini,rengarenk tencerelerini,o şirin buzdolabını,sempatikliğini ve her programda değişik bir rengini giydiği kruvaze elbise-gömleklerini çok seviyorum.Ama gel gör ki benim için yemeklerde lezzet birinci sırada ise görüntü onun hemen ardındadır.İşte bu Rachelciğimin yaptığı yemeklerin hiçbiri benim gözüme hitap etmiyor.Bu konuda çok çalışması lazım…
-Ha bir de Ellen var.Bu ablada Emmy ödülü almış bir sunucu.Bilenler bilir sabah programı yapıyor ve tuhaf yarışmaları falan var.Erkeksi tavırları ve giyim tarzıyla konuşuyor,konuşuyor,konuşuyor…İzleyenler ve konukları ona çok gülüyor…Bense sadece bakıyorum Ellen sana…ha bir de bu Ellen evlenmiş hem de kendi gibi ama kendinden daha güzel bir bayanla! Taa ne zaman evlenmişti işte de benim aklıma geliverdi yazayım dedim, şimdi napmış bilemem…ilgilenmiyorumda zaten…hıh!!! :)
-1 kadın 1 erkek var mesela.TürkMax’ta…başlaması,bitişi,konusu ve iki oyuncusuyla izlettiriyor kendini bu dizide.Geç saatlerde yayınlanmasına karşın
daha ilk bölümlerinden itibaren izliyorduk biz bu diziyi Ali ile.Ve her bölümde gülüyor,bazı bölümlerde ise ‘aa bak bunlarda bizim gibi’ demekten kendimizi alamıyorduk.Her bölüm farklı bir mekandageçiyor.Otobüste,mutfakta,restaurantta,bankada,konser kuyruğunda vs vs…Şimdilerde bu dizinin bazı komik kesitlerini face de yayınlamak çok moda izlemediyseniz mutlaka bir şekilde oralarda rastlarsınız.
-Bir çok dizi gayet güzel başlıyor.Bence bazı diziler sadece beş bölüm filan çekilmeli.Çünkü bir yerden sonra içime sıkıntı veriyorlar.Kendini tekrar ediyorlar yahutta daha fazla izlenelim adına saçmalamaya başlıyorlar.Hiç bir zaman çok Tv izleyen biri olmadım,izleyemiyorum çabuk sıkılıyorum.Hele deli gibi dizi takip edip ertesi gün eş-dostla kritik yapanlardan hiç değilim ama denk geldikçe dizilerin ilk bölümünü izler bırakırım.Çünkü bilirim ki bölümler ilerledikçe bayacaklar izleyiciyi.Geçen günde ‘ey aşk nerdesin?’i izledim iki bölümcük.Oldukça şeker J
-Sütlaç yapayım akşama diyorum ne dersiniz.Daha önce hiç yapmadım deneyeyim nolcakki.Bolulu Hasan Usta yı da çağırırım ‘bak derim senin sütlü tatlılarından çok daha güzel olmamış mı?’ J İftardan sonra yeriz Alişim’le…hımmm yapayım ben,üzerine de hafif tarçın..ooohhh…ben tarçın kokusunu çok severim…
-Şimdi ben bugün böyle çalakalem yazıyorum ya –ha dur ara nağme gireyim hemen; şimdi ben klavye ile tıkır tıkır yazıyorum yani elimde kalem yok o zaman çalaklavye mi demem lazım? J - diyeceklerki bana o kadar programdan programcıdan bahsetti bide TV izlemiyorum diyooo.Bende derimki izlemiyorum diye hepten de cahil değilim canım takip ettiğim bazı şeyler var benimde.Mesela cnbc-e nin o sıkıcı ekonomi programları bitince takılıyorum oraya…ooohhh mis gibi…mesela Sponge Bob-Sünger Bob var ya, ben onu çok seviyorum.Psikolojide ‘gerileme(regresyon)’ derler dimi benim bu eylemime J Kocaman kız ne izliyor aa çok ayiipp J Bide The Simpsons,Family Guy,South Park var izlerdim ben bunları, izlerken de gülerdim çoğu zaman J Sonra Scrubs,Seinfeld,Malcom in the middle daha aklıma gelmeyen bir çok dizi…Tekrarlarını bile izlemek çok keyifli benim için.Lost,Prison Break,How I met your mother sevgiliyle izlemekten keyif aldığımız diziler.Lost demişken bekliyoruz altıncı sezonu işte.Sahi 6 idi değil mi?Öyle çok kafa karıştırdılar ki sonlara doğru bir geçmiş bir gelecek derken,kim kimdi,günlerden neydi,kimin eli kimin cebindeydi ben takip edemez oldum artık…Lost ekibi duyun sesimiziii J
-Benim mutfağımda kış hazırlığı başladı.Anneciğim buraya geldiğinde börülce koymuştu dolaba.Bende ondan öğrendiklerimi tatbik ettim.Çandarlı dan ikinci annemin getirdiği hormonsuz mis kokan domateslerden sakladım.Taze fasulye ve barbunyada attım dolaba.Kışın okuldan eve gelince yapacak hazır yemeklerim oldu ne güzel.Pratik hatun olma yolundayım.O küçük buzdolabı poşetlerini hele de kilitli olanları çok seviyorum.Ha bir de yağlı pişirme kağıdı var favorilerim arasında.Fırın tepsisi başta olmak üzere her türlü tepsiyi yıkamaktan nefret eden ben gibiler için süper bişey J
-Bir çok blog var okuduğum.Bir çoğunu çokta keyif alarak okuyorum.Ve bu aralar diğer bloglarda bir mim dalgasıdır gidiyor.Peki bize ne oluyor a blogcu dostlar neden bizim bir mimimiz –ahhha ne güzel oldu mimimimiimiiiii- bile yok hala.Bir mim ile bir çoğunuzu mimleyesim var haberiniz ola
-“Güllere vurgunum,güllere sevdalı Bana güller derin,kırmızı güller verin…”
Sanılmasın ki geçen hafta o güzel günde ben çiçeklere doydum.Evimizdeki vazolar hiç bu kadar boş kalmamıştı.İlgililere duyurulur
-Bu yazının bir yerde bitmesi gerek.Yoksa uzadıkça uzayacak.
Mutlu günler…
*24.08.2009 da http://birguzelciftiz.blogcu.com/sayfa/2 da yayınlaşmıştır.

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails