4 Ocak 2011 Salı

GÜNÜ KURTARAN HEDİYE :)

Öğretmenler odasının kapısı önünde gülen gözlerle biraz da heyecanla beni bekliyordu Bengisu.Yanına yaklaştığımda ışıl ışıl minik bir paket uzattı bana.Önce anlayamadım ne olduğunu,daha benim doğum günüme çok var diye geçirerek içimden “bu ne için?” dedim. “hediyeleşmek için sebebe gerek yok ki öğretmenim,ama biz çekiliş yapmıştık bana siz çıktınız.Bu sizin ve eşiniz için…” deyince “vay benim akıllı cimcimem,sevdiklerini mutlu etmek için elbet bir sebebe ihtiyaç yok… “ :) dedim,başladılar yanındaki arkadaşıyla kıkırdamaya :) Paketi açtım özenle,içinden bu şirin fincanlar çıktı,öptüm öğrencilerimin yanaklarından,hemen fincanımdan sıcacık bir şeyler içme derdine düştüm :) Bu soğuk,karanlık havada iyi geldi bana bu güzellikler…Havanın kasvetine kaptırmışken kelimelerimi,içimden sadece bakmak -ne konuşmak ne yazmak- sadece bakmak gelirken bir iki kelam da olsa ettirdi Bengisu’nun hediyesi…
beni hatırladıkça,
ara sıra gönlümü al.
sokakta görünce, gülümse,
yanıma yaklas,
az elin elimde kal.


evine misafir geleyim,
kahvemi sen pişir.
taze doldurulmus sürahiden
bir bardak su ver
yetişir.


(ziya osman saba)


Şiir mi? Hiiiçç içimden geldi :)


Neşeniz bol olsun…


YENİDEN

Yakın bir zamanda yeniden buralardayız... Neşeniz bol olsun...