26 Ocak 2010 Salı

KAR YAĞMIŞ YOLLARIMIZA

Hani demiştim ya yollarımızı kar kapatmazsa uzun bir yolculuk planlıyoruz diye.Yolculuğumuzu ertelemek zorunda kaldık.


İzmir son günlerde öylesine soğuk ki bu kadar soğukken kar yağsın istiyor insan.Kar yağsa bu kuru ayaz yumuşar hiç olmazsa.Hastalığı atlattım sayılır çok şükür.Ama her ne kadar evde dinlenmeye çekilmiş olsam da bünyemin bu soğuktan etkilenmemesi için elimden geleni yapıyorum.



Planlarımızı ertelemiş olmak ilk başlarda fazlasıyla canımı sıkmış olsa da onca yoğunluğun ardından evimde olup kafamı dinliyor olmak cidden iyi geldi bana.Yumuşacık battaniyemin altında kitap okuyorum.Boncuk gözlümün hediyesi olan Çöl ve Deniz’i elimden bırakamıyorum.Kitabın yazarı Sibel Eraslan’ın trt deki röportajını izledikten sonra kitabı çok merak etmiş ve bu konuda sevgilinin kafasını şişirmiş olmalıyım ki kitabı hediye etmişti bana.Tatilin başlamasıyla büyük bir keyif ve merak ile aldım elime kitabımı.Daha ilk bölümde sarıp sarmaladı cümleler beni;


Hatice sadece bir çift âşık göz değil.
Hatice sadece nehre yatak.
Sadece sancağa burç değil.
Hatice aynı zamanda “eller” demek.
Allah’ın Sevgilisini emanet ettiği kadın elleri, aşkın elleri.
Aşkın evi.
Vahyin çatısı.
Gözbebeğin çerçevesi.
Zemzemin kuyusu.
Mağaranın yoldaşı.
İnci’nin istiridyesi.
Define’nin sandığı.
Sevgili’nin sırtına hırka.
Hatice, köşesiz ve kusursuz çember.
Hatice, avuçlarından su içtiğimiz emek sahibi ellerin adı.
Hatice, Aşk’a kapı, Sevgili’ye kab.
Hatice, ol emri karşısında kainat.
Hatice göğün altına uzanmış arz.
Hatice, varlığı Mim harfine ev kılınmış kadın.
Hatice, tekvin kokusu.
Rüyası gerçeğe çıkmıştı Hatice’nin.
Güneş evine doğmuştu…”


Dün gece yine geç saatlerde çıkıp güzel bir film izledik.Sherlock holmes…İyi vakit geçirmek için ideal bir film.Daha filmin ilk sahnelerinde senaryonun içine düşüvermişiz hissini veriyor.Filmdeki Holmes benim yıllardır hayal ettiğim,kafamda çok farklı yerlere oturttuğum Sherlock karakterinden çok uzak olsa da,film bana hiç düşünme fırsatı sunmayıp olayın gidişatını tahmin etme şansı tanımasa da oldukça keyifli bir filmdi.Ayrıca Jude Law’ı Watson karakterinde görmek güzeldi.Film biterken anlıyorsunuz filmin ikincisi de gelecek,şimdi onu bekliyoruz heyecanla :)


Yarın benim doğum günüm.Daha bugünden doğum günümü kutlayan tüm dost blogculara teşekkür ederim…


Neşeniz bol olsun…

HAZIRLIK

Önümüzde 15 günlük uzun bir seyahat var. İki çocukluyuz ve sabit bir planımız yok.Hal böyle olunca uzun bir yol hazırlığı gerekiyor bize. Ön...