BİR GÜZEL ÇİFT

BİR GÜZEL ÇİFT

12 Aralık 2009 Cumartesi

İZMİR'DE YAĞMUR VAR



İzmir’e yağmur yağıyor bu gün…


Sabah kahvaltıyı hazırlamak için mutfağa girdiğimizde mutfak penceresinden uzun uzun seyrettim yağmuru.Gazete dağıtıcısının balkona attığı gazeteyi almak bahanesiyle balkona çıkıp birkaç damla da olsa bende nasibimi aldım yağmur damlalarından…Gazeteye göz atalım derken kahvaltıyı ihmal ettik.

Bu gün dolu dolu olan haftasonu eklerini yumuşacık battaniyemin altında,elimde sıcacık çayım olarak okuyayım,bir yandan da şöminede yanan odunların çıtırtısını dinleyerek mest olayım istedim bir an.Sevgili sanki içimden geçenleri okumuşçasına “haydi çıkalım,Çandalı’ya gidelim” dedi.Kahvaltı için hazırladığım patatesli böreği ve haftasonunu fırsat bilip ilk kez denediğim kısırı da paketleyip aldık yanımıza.Çıktık önce kahvaltı için şurada bahsettiğim Altınpark’a gittik.Mekanın manzarasının müthişliğini sizlere daha önce uzun uzun anlatmıştım.Yine aynı manzara karşısında keyifli bir kahvaltı yapalım istedik.Haftasonu olması sebebiyle oldukça kalabalıktı,kahvaltımızı yaparken İzmir’in muhteşem manzarasına bir kez daha hayran kaldık.Ama kahvaltı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.Yani kahvaltı kötü değildi,bir çok yere göre gayet iyiydi.Ama bizlerin kahvaltı maceraları sizlerce malum.İzmir’in bir çok mekanının kahvaltısını denedik ama benim favorim ısrarla Çiçekliköy…
Kahvaltı sonrası Altınpark’tan dönerken ormanın içine doğru uzanan yolu görünce sordum sevgiliye “bu yol nereye gidiyor?” diye. “Bilmem,ama senin için öğreniriz gidip bakalım nereye gidiyormuş” dedi.Yol ilerledikçe muhteşem orman manzarası daha da güzelleşmeye başladı ve sonunda şirin bir köye ulaştı yol…

Yolun nereye vardığını öğrenmek güzeldi :) Ordan dönüp Çandarlı’ya gittik.Çandarlı’nın bu mevsimdeki hali tek kelime ile harika.Zaten oraya ne zaman gitsem içimi acayip bir sevinç kaplıyor ,bu seferde öyle oldu…benim içimdeki sevinç Ali nin içindeki enerji ile birleşince çok güzel bir gün geçirdik.Önce balık tutmaya çalıştık daha doğrusu ben balık tutmaya çalıştım.Ali elinden geleni yaptı bana balık tutmayı öğretmek için ama nafile :)
Eve geçip bir de şömineyi yakmakla uğraştık.Neyseki bu sefer çok uğraşmadık ve ben bir haftadır hayal ettiğim şömine ateşine,yanan odunların çıtırtısına kavuştum.

Esrarlı ve buğulu Çandarlı’nın sessizliğini dinleyerek dinleniyoruz,yağmurla yıkanarak daha da güzelleşen İzmir’in yoğun koşuşturmacasına hazırlıyoruz kendimizi…


Neşeniz bol olsun…
Related Posts with Thumbnails