Sevdicek hala hasta…ve 10 gün raporlu.Hayatın tadı tuzu yok onun şen kahkahalarını duymadıkça :( Çok şükür ciddi bir şeyi yok sadece geçtiğimiz haftaların iş yoğunluğunun üzerinde bıraktığı yorgunluğu atmak,biraz kafa dinlemek için raporlu.Ama telefonları hiç susmuyor :(
O evde dinlenirken ben okulda koşturuyorum.Ve benim canavarlarım için kafa patlatıyorum.Sevdiceğimin de yardımı ile geçen hafta okulda küçük bir yarışma düzenlemiştim.Ve bugün yarışmada birinci olan 2 kız,1 erkek öğrencime ödüllerini takdim ettik :) İşin en eğlenceli kısmı ödül faslı olunca ödülleri fotoğraflamayı da ihmal etmedik tabi.Fotoğrafları telefonla çektiğim için kalite düşük, farkındayım.Bu arada ben fotoğraf çekeceğim diye, hediye ettiğim saatlerin arkasına rengarenk kalemleri ile fon oluşturan Cihan’a teşekkürü bir borç bilirim :)Ödül olarak aldıkları bu saatler onları öylesine mutlu etti ki hediyesini alan Berfin beni öptükten sonra “Öğretmenim,bizim için artık saat hep Ayşenur öğretmeni gösterecek” dedi.Tabi bu sözün üzerine benim payıma düşen mutluluğu varın siz tahmin edin :)Elimizdeki malzeme insan hatta bir çocuk olunca onlar için çabalamanın zorluğu da hazzı da tarif edilemez.
Dikkat ettiyseniz küçücükte olsa bir nazar boncuğu iliştiriverdik sayfamızın bir köşesine.Allah tüm blogcularla birlikte bizi de nazarlardan korusun inşallah.
Neşeniz bol olsun…
5 Mayıs 2010 Çarşamba
4 Mayıs 2010 Salı
YİNE ÇEKİLİŞ
Annen için bir katıl bakalım.Belki bu güzel hediye senin olur kim bilir :)Katılmak için
3 Mayıs 2010 Pazartesi
NAZAR
Pazar günkü sınav görevim Cuma günü belli olunca hemen aradım sevgiliyi “Aşkım Pazar günü için bana çok güzel,çok önemli bir sürprizin varsa o sürprizi cumartesi gününe alabilir misin?” Ali gülmeye başladı,sürprizim yok da diyemedi “Aaa aşkım olmaz ama benim sürprizim ancak Pazar günü yaşanır,cumartesiye alamam” diye benimle aynı telden çalmaya başladı :) Ali benim bu hallerime alışık ama bu sözlerimi duyan öğretmen arkadaşlarımın karnına ağrılar girdi gülmekten :) “Ooo demek böyle sürpriz yaptırılıyormuş,süper bir taktik bu” demeye başladılar hemen.Neyse ben durumu anlattım Ali’ye Pazar günkü sınavda görevliyim diye.Pazar günü görev olunca cumartesiyi iyi değerlendirelim dedik.Doyasıya uyuduktan sonra çıktık yeni bir kahvaltı mekanı denedik ama sonuç hayal kırıklığı oldu.Kahvaltıdan sonra Çandarlı’ya kaçtık yine Çandarlı’nın mis gibi havasını soluyup,kafamızı dinleyip döndük İzmirimize.
Neyse ki Pazar günkü sınav diğerlerine nazaran kısa sürdü.Çıkınca Ali beni Atatürk stadyumunda çok güzel bir programa götürdü.Gerçekten de sürprizi varmış Ali’nin ve cidden de cumartesiye alınmazmış :) Harika bir programdı,saatler süren programda kah eğlendik,kah hüzünlendik…
Ve bugün Ali’nin maçı vardı yine ama gidemedik maça.Sevdiceğime nazar değmiş kesinlikle.Önce ayağını burktu,sonra geçen haftaki maçta karşı taraftan biri yüzünden kas zedelenmesi yaşadı günlerdir ağrısı var ve daha ağrısı geçmeden bugün hastalandı.Sevgili maça gidemeyince bugünkü maç sonucu da yenilgi oldu ve bizim takım elendi :( Buradan böyle 11-3 yendik diye yazdık diye mi nazara geldik yoksa.Maşallahlarınızı eksik etmeyin :)
Neşeniz bol olsun…
Neyse ki Pazar günkü sınav diğerlerine nazaran kısa sürdü.Çıkınca Ali beni Atatürk stadyumunda çok güzel bir programa götürdü.Gerçekten de sürprizi varmış Ali’nin ve cidden de cumartesiye alınmazmış :) Harika bir programdı,saatler süren programda kah eğlendik,kah hüzünlendik…
Ve bugün Ali’nin maçı vardı yine ama gidemedik maça.Sevdiceğime nazar değmiş kesinlikle.Önce ayağını burktu,sonra geçen haftaki maçta karşı taraftan biri yüzünden kas zedelenmesi yaşadı günlerdir ağrısı var ve daha ağrısı geçmeden bugün hastalandı.Sevgili maça gidemeyince bugünkü maç sonucu da yenilgi oldu ve bizim takım elendi :( Buradan böyle 11-3 yendik diye yazdık diye mi nazara geldik yoksa.Maşallahlarınızı eksik etmeyin :)
Neşeniz bol olsun…
30 Nisan 2010 Cuma
BAL-AYI
Geçtiğimiz günlerde uzun zamandır okuyucularımızdan biri olan Sevim’den bir mail aldım.Sevim şu yazımızı okuyunca bu maili atmıştı ama ben ancak cevap verebiliyorum.Kendisi ilk günden beri okuyucumuz olduğundan bahsedip sayfamız hakkında bir dolu güzel şey yazmış.Öncelikle çok teşekkür ederiz.Sevim bu yaza evleniyormuş –çok mutlu olsunlar inşallah- balayı öncesi kaldığımız oteli çok beğendiğini söylemiş,balayımızı nerede geçirdiğimizi sormuş.Balayı tatili için önerilerimiz olur mu diye merak etmiş.
Biz balayı planları yaparken ilk başlarda hep yurtdışı düşünüyorduk.Aklımızda Venedik vardı.Ama benim tayin isteme durumum olup “eş durumu” tayinlerinin başvuru tarihi bizim düğün tarihimizle aynı zamanlara denk düşünce planlarımız değişti.Bizde ani bir kararla Antalya Adrasan’da şirin bir butik otelde ayırttık yerimizi.Bu plana geçiş son anda ve aniden olunca öyle ince ince araştırma şansımız olmamıştı.Hele bir de ben Trabzon da Ali burada olunca,onca mesafeden bir sürü ayrıntının üstesinden gelmek bir hayli zordu.Burayı internetten bulmuştu Ali.Ne bir kimseye sorduk bu otel nasıldır diye ne de önceden gidip görmüşlüğümüz vardı.Tek istediğimiz düğün,tayin,ev,eşya derken atlatacağımız onca telaşın yorgunluğunu sakin ve güzel bir yerde baş başa dinlenerek atmaktı.Düğün sonrası kaldığımız Beyond Hotelden çıkıp atladık arabamıza geze geze,dura dinlene gittik Adrasan’a.Hatta bu durup dinlenme işini o kadar abartmışız ki planladığımızdan çok daha geç bir vakitte vardık otele. Geç kalınca arayıp haber verip ve bir de yolu sorunca otelin sahibi beyefendi sağolsun o gece uyumamış saat 02.30 a kadar beklemişti bizi..
İnternetten bakıp çok beğenmiştik oteli;club sun village...ben gidene kadar hep dedim ki “kesin internetteki kadar güzel değildir” hani hep öyle olur ya internet sitelerindeki fotoğraflara aldanıp gidersin ama gördüğünde hayal kırıklığına uğrarsın :) Ama oraya varınca gördüm ki boşuna telaşlanmışım. Çünkü internette göründüğünden çok daha güzel bir yerdi.Akdeniz’in şirin,bakir koyu Adrasan’ın güzelliğinden bahsetmeme gerek yoktur sanırım.Orada dolu dolu,sakin bir o kadar da huzurlu bir tatil geçirip döndük.Adrasan temiz havası club sun village ise güzel yemekleri ve güler yüzlü çalışanları ile aklımda kaldı ve ilk fırsatta yeniden gitmek istediğim yerler arasında.
İşte bizim balayımız böyleydi…Balayını unutulmayacak,güzel ve hoş bir şekilde geçirmek elbetteki önemli ama vuslata erilen her yer cennettir aşıklara değil mi :) Böyle afilli bir laf ettikten sonra daha üzerine ne söyleyeyim :) Bu arada oteli merak edenler böyle buyursun.İlerleyen zamanlarda balayı haricinde gidip gördüğümüz diğer yerlerden de bahsederim.
Her gününüz,her ayınız BAL,neşeniz bol olsun… :)
Biz balayı planları yaparken ilk başlarda hep yurtdışı düşünüyorduk.Aklımızda Venedik vardı.Ama benim tayin isteme durumum olup “eş durumu” tayinlerinin başvuru tarihi bizim düğün tarihimizle aynı zamanlara denk düşünce planlarımız değişti.Bizde ani bir kararla Antalya Adrasan’da şirin bir butik otelde ayırttık yerimizi.Bu plana geçiş son anda ve aniden olunca öyle ince ince araştırma şansımız olmamıştı.Hele bir de ben Trabzon da Ali burada olunca,onca mesafeden bir sürü ayrıntının üstesinden gelmek bir hayli zordu.Burayı internetten bulmuştu Ali.Ne bir kimseye sorduk bu otel nasıldır diye ne de önceden gidip görmüşlüğümüz vardı.Tek istediğimiz düğün,tayin,ev,eşya derken atlatacağımız onca telaşın yorgunluğunu sakin ve güzel bir yerde baş başa dinlenerek atmaktı.Düğün sonrası kaldığımız Beyond Hotelden çıkıp atladık arabamıza geze geze,dura dinlene gittik Adrasan’a.Hatta bu durup dinlenme işini o kadar abartmışız ki planladığımızdan çok daha geç bir vakitte vardık otele. Geç kalınca arayıp haber verip ve bir de yolu sorunca otelin sahibi beyefendi sağolsun o gece uyumamış saat 02.30 a kadar beklemişti bizi..
İnternetten bakıp çok beğenmiştik oteli;club sun village...ben gidene kadar hep dedim ki “kesin internetteki kadar güzel değildir” hani hep öyle olur ya internet sitelerindeki fotoğraflara aldanıp gidersin ama gördüğünde hayal kırıklığına uğrarsın :) Ama oraya varınca gördüm ki boşuna telaşlanmışım. Çünkü internette göründüğünden çok daha güzel bir yerdi.Akdeniz’in şirin,bakir koyu Adrasan’ın güzelliğinden bahsetmeme gerek yoktur sanırım.Orada dolu dolu,sakin bir o kadar da huzurlu bir tatil geçirip döndük.Adrasan temiz havası club sun village ise güzel yemekleri ve güler yüzlü çalışanları ile aklımda kaldı ve ilk fırsatta yeniden gitmek istediğim yerler arasında.
İşte bizim balayımız böyleydi…Balayını unutulmayacak,güzel ve hoş bir şekilde geçirmek elbetteki önemli ama vuslata erilen her yer cennettir aşıklara değil mi :) Böyle afilli bir laf ettikten sonra daha üzerine ne söyleyeyim :) Bu arada oteli merak edenler böyle buyursun.İlerleyen zamanlarda balayı haricinde gidip gördüğümüz diğer yerlerden de bahsederim.
Her gününüz,her ayınız BAL,neşeniz bol olsun… :)
27 Nisan 2010 Salı
BAHAR,İSTANBUL VE AŞK…
Şirin bir sahil kasabasında kafa dinlemeyi planlarken ani bir kararla İstanbul’un keşmekeşinin ortasına atıverdik kendimizi.
İstanbul’da boğazın her iki yakasında da bir sürü anı,bir çok eş-dost vardı bizi bekleyen.O yüzden bir saniyemiz bile boş geçmedi,o yoğun koşuşturmaca arasında kimi zaman rahmetli anneannem gibi “yorgunluğun adını gezme koymuşlar” :) diye mızmızlansam da harika bir tatil geçirdik.
Salı günü öğleden sonra düştük yollara…Manisa,Balıkesir,Bursa,İzmit derken gece geç saatlerde vardık İstanbul’a.Bu şehirlerin her birinde bir durağımız,birikmiş anımız olduğu için,eski günleri yad ederek güzel bir yolculuk yaptık.İstanbul’a vardığımızda ise durmak dinlenmek bilmeden gezdik,gezdik…
İstanbul’daki ilk günümüz yağmurlu olunca kendimizi alış-veriş merkezlerine attık.İzmir’de yaptığım alış-verişler yetmiyormuş gibi bir de İstanbul’da doldurdum çantaları.Neler aldık neler :) Kardeşler bir araya geldik,bir de kuzenleri toplayınca epeyi kalabalık,eğlenceli akşamlarımız oldu.Bizim vazgeçilmez mekanlarımız bellidir İstanbul’da yine geleneği bozmayıp aynı mekanlarda takıldık.Öğretmen olmak için yıllarca öğrencisi olduğum okuluma gitmeyi ihmal etmedik yine.Vakit az,yapacak şey çok olunca bir çok arkadaşımla görüşemedim.Ve çoğuyla görüşmeyi yaza erteledik.Ama bir akşam çıkıp Çorlu’ya gittik.Trabzon’da yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen,arkadaştan öte bana can olan arkadaşım Zerrinciğime gittik.Oraya gidene kadar heyecandan yerimde duramadım,kapıya vardığımızda Zerrin bi taraftan ben bi taraftan çığlıklar atarak sarıldık birbirimize.Eşlerimiz tanıştı,tanışır tanışmaz da kanka oldular adeta :) Bizse Zerrin’le 2 yıl ki ayrılığın hasretini giderdik.Ne çok özlemişiz birbirimizi ve ne çok şey biriktirmişiz.Birbirimize doyamadan ayrıldık,en kısa zamanda yeniden görüşmek üzere…
Benden bol fotoğraflı bir post istemiş arkadaşlar.Yüzlerce fotoğraf var bu beş günlük İstanbul gezisine dair ama her güzel manzaranın önünde biz varız fotoğraflarda.Bizim olmadığımız fotoğrafları yayınlıyorum sizler için.Bu arada ben bu sefer fotoğraf çekmekten ziyade gelecek haftalarda işleyeceğim derslerde öğrencilerime izletmek için birkaç güzel mekanda çok güzel çekimler yaptım.Uzun süre kamera elimden düşmedi.Ali montajını yapsın da belki bir kısmını burada da yayınlarım çekimlerimizin :)
İstanbul,bahar,laleler bir de aşk…derken geldik güzel İzmirimize…Yazacak onca şey varken bu geziyi böyle özet geçmeme darılmayınız sevgili arkadaşlarım e-okul beni bekler bir sürü form dolduracağım.İlerleyen zamanlarda ayrıntılarıyla anlatacağım,yaşadığımız bir çok ilginçlikle gülümseteceğim sizleri…
Neşeniz bol olsun…
İstanbul’da boğazın her iki yakasında da bir sürü anı,bir çok eş-dost vardı bizi bekleyen.O yüzden bir saniyemiz bile boş geçmedi,o yoğun koşuşturmaca arasında kimi zaman rahmetli anneannem gibi “yorgunluğun adını gezme koymuşlar” :) diye mızmızlansam da harika bir tatil geçirdik.
Salı günü öğleden sonra düştük yollara…Manisa,Balıkesir,Bursa,İzmit derken gece geç saatlerde vardık İstanbul’a.Bu şehirlerin her birinde bir durağımız,birikmiş anımız olduğu için,eski günleri yad ederek güzel bir yolculuk yaptık.İstanbul’a vardığımızda ise durmak dinlenmek bilmeden gezdik,gezdik…
İstanbul’daki ilk günümüz yağmurlu olunca kendimizi alış-veriş merkezlerine attık.İzmir’de yaptığım alış-verişler yetmiyormuş gibi bir de İstanbul’da doldurdum çantaları.Neler aldık neler :) Kardeşler bir araya geldik,bir de kuzenleri toplayınca epeyi kalabalık,eğlenceli akşamlarımız oldu.Bizim vazgeçilmez mekanlarımız bellidir İstanbul’da yine geleneği bozmayıp aynı mekanlarda takıldık.Öğretmen olmak için yıllarca öğrencisi olduğum okuluma gitmeyi ihmal etmedik yine.Vakit az,yapacak şey çok olunca bir çok arkadaşımla görüşemedim.Ve çoğuyla görüşmeyi yaza erteledik.Ama bir akşam çıkıp Çorlu’ya gittik.Trabzon’da yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen,arkadaştan öte bana can olan arkadaşım Zerrinciğime gittik.Oraya gidene kadar heyecandan yerimde duramadım,kapıya vardığımızda Zerrin bi taraftan ben bi taraftan çığlıklar atarak sarıldık birbirimize.Eşlerimiz tanıştı,tanışır tanışmaz da kanka oldular adeta :) Bizse Zerrin’le 2 yıl ki ayrılığın hasretini giderdik.Ne çok özlemişiz birbirimizi ve ne çok şey biriktirmişiz.Birbirimize doyamadan ayrıldık,en kısa zamanda yeniden görüşmek üzere…
Benden bol fotoğraflı bir post istemiş arkadaşlar.Yüzlerce fotoğraf var bu beş günlük İstanbul gezisine dair ama her güzel manzaranın önünde biz varız fotoğraflarda.Bizim olmadığımız fotoğrafları yayınlıyorum sizler için.Bu arada ben bu sefer fotoğraf çekmekten ziyade gelecek haftalarda işleyeceğim derslerde öğrencilerime izletmek için birkaç güzel mekanda çok güzel çekimler yaptım.Uzun süre kamera elimden düşmedi.Ali montajını yapsın da belki bir kısmını burada da yayınlarım çekimlerimizin :)
İstanbul,bahar,laleler bir de aşk…derken geldik güzel İzmirimize…Yazacak onca şey varken bu geziyi böyle özet geçmeme darılmayınız sevgili arkadaşlarım e-okul beni bekler bir sürü form dolduracağım.İlerleyen zamanlarda ayrıntılarıyla anlatacağım,yaşadığımız bir çok ilginçlikle gülümseteceğim sizleri…
Neşeniz bol olsun…
20 Nisan 2010 Salı
NEREYE Mİ?
İlk olarak Şirince geçti aklımızdan “gidelim birkaç gün kafa dinleyelim” dedik.Sonra Alaçatı,Çeşme ve daha bir sürü yer derken kararsız kaldık.Sonra durup dururken ikimizde İstanbul dedik.Eski günlerdeki gibi…
Ablama,kardeşime sımsıkı sarılmak,kıymetli dostlarımızı yeniden kucaklamak için rotamızı İstanbul’a çevirdik bugün :)
Biz dönene dek her zamanki gibi neşeniz bol olsun e mi? :)
Ablama,kardeşime sımsıkı sarılmak,kıymetli dostlarımızı yeniden kucaklamak için rotamızı İstanbul’a çevirdik bugün :)
Biz dönene dek her zamanki gibi neşeniz bol olsun e mi? :)
19 Nisan 2010 Pazartesi
BİR SEPET KARANFİL
Kocaman bir sepette kıpkırmızı karanfiller…
Süslü,şirin bir sepette çikolatalar,rengarenk şekerler…
Şişe şişe gül suları
Ve
Gülen gözlerle çevremi saran bir sürü coşku dolu öğrenci…
Daha okula varır varmaz haftanın ilk gününü güzelleştiren bunca şeyle karşılaşınca güne kocaman kocaman gülerek başladım.En sevgilinin doğum gününü, kutlu doğum haftasını unutmayıp unutturmamak için çabalayan miniklerimiz sayesinde mutlu olduk bugün….
Sepetin içinden benim için ayırdıkları bir tutam karanfilimi alıp getirim evime,mis gibi kokuyorlar…
Şimdi kalkıp önce sevdiceğin maçı için hazırlanmalıyım gelince de yarın için valizleri hazırlamalıyım…nereye mi? yarın söylerim :)
Neşeniz bol olsun…
Süslü,şirin bir sepette çikolatalar,rengarenk şekerler…
Şişe şişe gül suları
Ve
Gülen gözlerle çevremi saran bir sürü coşku dolu öğrenci…
Daha okula varır varmaz haftanın ilk gününü güzelleştiren bunca şeyle karşılaşınca güne kocaman kocaman gülerek başladım.En sevgilinin doğum gününü, kutlu doğum haftasını unutmayıp unutturmamak için çabalayan miniklerimiz sayesinde mutlu olduk bugün….
Sepetin içinden benim için ayırdıkları bir tutam karanfilimi alıp getirim evime,mis gibi kokuyorlar…
Şimdi kalkıp önce sevdiceğin maçı için hazırlanmalıyım gelince de yarın için valizleri hazırlamalıyım…nereye mi? yarın söylerim :)
Neşeniz bol olsun…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
SELANİK
İzmir den yola çıkışımız sabah 8.30 u buldu. Yol müziklerimiz eşliğinde keyifle yol aldık. Planın ilk parçası Edirne idi. Bi gece Edirne d...
-
Canım anneciğimin nereden aklına geldiyse kalkmış bize poşetlik örmüş.Çokta güzel yapmış,mutfağım daha bir renklendi sayesinde.Benim mutfağı...
-
Bu gün İzmir’e doyum olmaz,dışarıda yumuşacık bir kış havası var.Tam “çık-gez-dolaş hatta git cici dükkanlardan minik bir şeyler al” havas...
-
İzmir’e ilk geldiğimde bir çok yabancı gibi,bende kalabalık caddelerin bir köşesinde,cami önlerinde,ara sokakların birinde yada bir parkta b...












