“arkadaşlar;kendisinden sâdece bir dönem -kıymetini bilmeden- ders alma şerefine nâil olabildiğimiz,Türk İslam Edebiyatı bölümünün kurucusu, Türkiyenin ilk kadın filoloğu,yeri doldurulamayacak insan, -anne, abla, hoca- gerçek İNSAN NECLA PEKOLCAY dün akşam aramızdan ayrılmıştır. Bugün cuma namazı sonrası fakültemizden Eyüp kabristanına uğurladık kendisini. Mütevazı bir kalabalıkta, yaşadığı gibi sâde'ce gitti ebedî yurduna... Başımız sağolsun. -Yakınlarına sabır dilemek isterdim ama.... yakını yok ki .((( -Allah rahmet eylesin..”Arkadaşımdan gelen böyle bir maille öğrendim o kıymetli insanın aramızdan ayrılmış olduğunu. Evet kendisinden sadece bir dönem ders alabilmiştik, daha fazlası nasip olmamıştı bizlere.Yaş 17,fakültede ilk günlerimizdi o bizi Edebiyat dersinde kürsüsünde karşıladığında,kıymet bilememiştik yazıkki…
“Öldük ölümden bir şeyler umarak
Bir büyük boşlukta bozuldu büyü
Nasıl hatırlamazsın o türküyü
Gök parçası,dal demeti,kuş tüyü
Alıştığımız bir şeydi yaşamak…”
Sadece hüzün var elde…









İlk başlarda büyük bir korku vardı bende, acaba Ayşenurum beğenecekmiydi...Acaba beraber düşlediğimiz hayalleri karşılayabilecekmiydi burası.Fakat korkularım yersiz çıktı..23 Nisan haftası aşkım yanıma gelince ilk işim ona bu mekanı göstermek oldu..ve O gerçekten çok beğendi..Ayşenurun beğenmesi beni o kadar mutlu etmişti ki günlerce yaşadığım gerginlik yerini rahatlamaya bırakmıştı neredeyse ağlayacaktım.Tesisin müdürüde bize o kadar ilgi ve alakalı yaklaştı ki ikimizide o günle ilgili tatlı bir rahatlık kapladı.O muhteşem günün emin ellerde olduğunu hissetmek çok güzel bir duygu.En azından yaptıkları işin sorumluluğunda ve bilincinde olmaları bizi açok bir sevindirdi.Ee nede olsa insan hayatında bu duyguyu bir kez yaşıyor ve o günün unutulmaz bir gün olması için çaba sarfediyor.















