Günlerdir bir türlü hazırlanamayan ders programımız oluşturulup bize sunulduğunda bir de baktım piyango bana vurmuş :) Hem de ne piyango ama;salı ve çarşamba iki günüme hiç ders koymamışlar,koyamamışlar.Oysa başta il milli eğitim olmak üzere okul idaremizde boş gün olmaması konusunda çok ciddidirler.Programı hazırlayan müdür yardımcımız işin içinden çıkamayınca - benimde telkinlerimle - bu iki günümü boşaltıvermş.Bu hafta böyle geçecek ama olur da haftaya sivri akıllının biri çıkıpta benim boş günlerimi sorgulamaya başlarsa yeni bir program hazırlanacak.Bende bu hafta evimde geçirdiğim,işlerimi hallettiğim iki günümü kar sayacağım.Halden anlamayan,işin içinde olmayan bir çoğunun öğretmenlerin yan gelip yattığını iddia ettiği şu günlerde benim zorunlu olarak boş olan iki günüm göze batmasın derim ben.Zira bu dönemi tamamlayamayacağım ve ikinci dönem zaten izinli olacağım göz önüne alınırsa çok hoş oldu yeni programım.Bebikin bereketi diyorum ben buna :)
Neyse asıl bahsetmek istediğim ders programımın ne olduğu veya ne olacağı değildi tabiki.Bir süreden beri çeşitli blog ve forumlarda ismini sıkça duyduğum Selesta'nın ürünlerini geçenlerde alışveriş yaptığım marketin raflarında görünce alıp inceledim.Önce kokularına baktım gerçekten harikalar.İzmir de üretiliyor ve zeytinyağı içeriyorlar.Hemen bir tane el ve vücut losyonu bir tane de zeytinyağlı banyo sabununu atıverdim sepete.Losyonu bir kere denedim çok güzel kokuyor,malum önümüz kış,kışın soğuk günlerinde bolca kullanacağım.Sabuna ise bayıldım.Çok çok güzel.Keşke şampuan ve saç kremi de alsaydım.Bir dahaki sefere artık.Onları da alıp deneyince sizlere malumat veririm :)
Neşeniz bol olsun....
21 Eylül 2011 Çarşamba
16 Eylül 2011 Cuma
KAPIMIZDA
Seminerin son günü de bitti bugün 12:30 itibariyle…
Geldim,dinlendim,kalktım harika yemekler yaptım.Eskisinden daha çabuk ve daha çok yoruldum.Bebik etkisi sanırım :)
Zil çaldı,açtım kapıyı baktım kimse yoktu.Tam kapıyı kapatacakken kapı kolunda asılı İkea kataloğunu gördüm.Yorgunum inceleyemem :) Şimdi yemek vaktine kadar güzel bir müzikle dinlenme zamanıdır bence :)
Neşeniz bol olsun…
Geldim,dinlendim,kalktım harika yemekler yaptım.Eskisinden daha çabuk ve daha çok yoruldum.Bebik etkisi sanırım :)
Zil çaldı,açtım kapıyı baktım kimse yoktu.Tam kapıyı kapatacakken kapı kolunda asılı İkea kataloğunu gördüm.Yorgunum inceleyemem :) Şimdi yemek vaktine kadar güzel bir müzikle dinlenme zamanıdır bence :)
Neşeniz bol olsun…
15 Eylül 2011 Perşembe
MİM
Sevgili Delibu! Güzel bir mim yazısında blogumuzun ismini zikretmiş,kendisine yürekten teşekkürler.Şimdi sıra bende;
İlk düzenli okuduğunuz blog ve hissettikleriniz;Lacheen…çok samimi bulmuştum cümlelerini,özellikle güncel paylaşımları çok hoşuma gitmişti.Hala da öyledir.
Sanal alemden tanışıp görüştüğünüz Bloggerlar;Herhangi bi bloggerla yüzyüze tanışmadım,bunu hiç düşünmedim.Ama Bir Avuç Hayat ve Ezgilimelodi ile blog dışında sıcak,samimi yazışmalarımız var.Hiç bi blogger arkadaşla yüzyüze görüşmedim dedim ama nohut oda bakla sofa ile bir yerlerde karşılaşmayı umuyorum :)
Blog dünyasına adım attığınızda, gökyüzündeki yıldızlar kadar parlak gelen, asla onun gibi olamam diye düşündüğünüz Bloggerlar;Blog dünyasına adım attığımdan beri hep samimi,kendi halinde bloglara denk geldim ben.O yüzden hepsi birbirinden parlaktır benim için.Yazmaya başladığımda da “kimse gibi olma” şeklinde bi kaygım olmadı hiçbir zaman.Kendim(iz) gibi oldum işte :)
Kendinize yakın bulduğunuz Bloggerlar;
Bir avuç hayat,
Bahar Masalı,
cherryblossom ve güncesi,
Cep aynası,
Deli bu,
Burcu Çalışkan,
elif ada,
esti nesim-i newbahar,
Filizin evi,
Medanşeri,
Meyra nın gemisi,
Mutlu masal photography,
tuku,
nohut oda bakla sofa,
sessiz teyyare,
zeynep’in evi,
Moda blogları arasında en sevdiğiniz Blogger;Stylboom
Yazılarını okurken keyiflendiğiniz Bloggerlar;İsimlerini yazmaya vaktim yetmez ama emin olun takibinde olduğum tüm bloggerların yeni yazılarını keyifle okuyorum.Özelikle birkaç tanesinin fotoğraflarını izlemeye doyamıyorum.
Mimin Notu;Bu yazıda ismi geçen herkes mimlenmiş oluyormuş haberiniz ola…
Fotoğraf;öylesine...
Neşeniz bol olsun...
İlk düzenli okuduğunuz blog ve hissettikleriniz;Lacheen…çok samimi bulmuştum cümlelerini,özellikle güncel paylaşımları çok hoşuma gitmişti.Hala da öyledir.
Sanal alemden tanışıp görüştüğünüz Bloggerlar;Herhangi bi bloggerla yüzyüze tanışmadım,bunu hiç düşünmedim.Ama Bir Avuç Hayat ve Ezgilimelodi ile blog dışında sıcak,samimi yazışmalarımız var.Hiç bi blogger arkadaşla yüzyüze görüşmedim dedim ama nohut oda bakla sofa ile bir yerlerde karşılaşmayı umuyorum :)
Blog dünyasına adım attığınızda, gökyüzündeki yıldızlar kadar parlak gelen, asla onun gibi olamam diye düşündüğünüz Bloggerlar;Blog dünyasına adım attığımdan beri hep samimi,kendi halinde bloglara denk geldim ben.O yüzden hepsi birbirinden parlaktır benim için.Yazmaya başladığımda da “kimse gibi olma” şeklinde bi kaygım olmadı hiçbir zaman.Kendim(iz) gibi oldum işte :)
Kendinize yakın bulduğunuz Bloggerlar;
Bir avuç hayat,
Bahar Masalı,
cherryblossom ve güncesi,
Cep aynası,
Deli bu,
Burcu Çalışkan,
elif ada,
esti nesim-i newbahar,
Filizin evi,
Medanşeri,
Meyra nın gemisi,
Mutlu masal photography,
tuku,
nohut oda bakla sofa,
sessiz teyyare,
zeynep’in evi,
Moda blogları arasında en sevdiğiniz Blogger;Stylboom
Yazılarını okurken keyiflendiğiniz Bloggerlar;İsimlerini yazmaya vaktim yetmez ama emin olun takibinde olduğum tüm bloggerların yeni yazılarını keyifle okuyorum.Özelikle birkaç tanesinin fotoğraflarını izlemeye doyamıyorum.
Mimin Notu;Bu yazıda ismi geçen herkes mimlenmiş oluyormuş haberiniz ola…
Fotoğraf;öylesine...
Neşeniz bol olsun...
12 Eylül 2011 Pazartesi
DÖRDÜNCÜ YIL SÜRPRİZİ
Yazmayalı o kadar uzun zaman olunca nereden başlayıp ne yazacağıma karar veremedim :) Direk konuya geleyim ben;dördüncü yılımızın kocaman sürprizi minicik bişey henüz.Ve biz onunla büyümeye çalışıyoruz :) İlk zamanlar salt karnın büyümesi sandığım olayın aslında o kadar basit ve dışarıdan görüldüğü gibi rahat olmadığını anlamam uzun sürmedi.Yemeden içmeden kesilip klozet ve yatak ikilisi arasında yarı baygın bir halde gidip gelirken anlamaya başladım bazı şeyleri.Neyse ki o zor zamanlar geride kaldı artık,bir çok tecrübeli anlayacaktır II.trimester rahatlığını yaşamaya başladım.Ben bu döneme “göbüşün şişmesi,kadının pişmesi dönemi” adını verdim :) Her geçen gün hacimsel olarak büyürken yepyeni kıpırtılara kulak kesilerek dünyanın en mucizevi olayına hazırlanıyorum her şeyimle.Aslında bu konuda yazılacak ne çok cümlem var ama bugünlük kısa keseyim :)
Ne zaman ortadan kaybolsam mailleriyle halimi hatrımı soran dostlara selam olsun.Twitter lı dostlar bir güzel çift gelişmelerini daha erken öğrendiler ama neyse ki bloga da yazabildim :)
PS:Fotoğraftaki el kadar kıyafet sevdiceğe yıldönümü hediyemiz olarak verildi tarafımdan :) Onun hediyeleri de başka bi yazıya...
Neşeniz bol olsun…
Ne zaman ortadan kaybolsam mailleriyle halimi hatrımı soran dostlara selam olsun.Twitter lı dostlar bir güzel çift gelişmelerini daha erken öğrendiler ama neyse ki bloga da yazabildim :)
PS:Fotoğraftaki el kadar kıyafet sevdiceğe yıldönümü hediyemiz olarak verildi tarafımdan :) Onun hediyeleri de başka bi yazıya...
Neşeniz bol olsun…
14 Temmuz 2011 Perşembe
EGE TATİLİ BİTTİ SIRADA KARADENİZ VAR :)
Son 15 günüm Çandarlı’da tatil yapmakla geçti.Çokta güzel geçti :) İzmir’in kavurucu sıcaklarına inat Çandalı’nın harika esintisinde serinledim.Bol bol kitap okudum,bahçe bakımı hakkında az da olsa bir şeyler öğrendim,taze meyve sebze yedim doyasıya ve hafta başında döndüm İzmir’e…Gelecek hafta başında nasipse yeni bir tatile çıkacağız.Uzun bir Karadeniz tatili olacak.Oralarda gezmek-tozmaktan fırsat bulup yazabilir miyim bilmiyorum ama döndüğümde güzel haberler ve güzel yazılarla burada olacağım inşallah…
Neşeniz bol olsun...
30 Haziran 2011 Perşembe
YAZLIK EV YATAK ODASI DEKORASYONUNDA İLK ADIM
Çandarlı’da ki evimizin yatak odasının dekorasyon işleri için uzun zamandır kafa yorduğumuzu biliyorsunuz artık :) Nihayet onca kafa yormaya değdi,geçen de bahsetmiştim mobilyalar alındı,koca yatak odasını sevdicek babasının yardımı ile kısa sürede kurdu.Perdeler ve birkaç minik ayrıntı haricinde odamız tamam.Sonuç beni ziyadesiyle memnun etti,içimizi ferahlatan şirin bir odacığımız oldu.Aslında bu konu hakkında bir yazı dizisi hazırlasam ben gibi yazlık evlerini dekore etmeye çalışanlara belki bi kaç fikir verebilirim…
Daha mobilyaları seçerken dolap ve çekmece kulplarını değiştirmeye karar vermiştik.Nasıl bir kulp alacağımızı bilmeden girdiğimiz dükkanda,yüzlerce kulp arasında ilk gözüme çarpanlar bu pembe çiçekli porselen kulplar oldu.Diğerlerine bakmadım bile,ne aradığını bilmeden en güzelini bulmak süper bişey :) Kulpların üzerindeki pembe çiçekler karyola önü ve tuvalet masası önündeki puflarımızın çiçekleri ile harika bir uyum sağladı.Fotoğraflara çekmece kulplarının ilk halini ekledim ama dolap kapaklarının eski kulp fotoları yok,eski halinş de ben söyleyeyim;gri plastik çirkin bi kulptu.Böylesi çok şık oldu :)
Neşeniz bol olsun...
29 Haziran 2011 Çarşamba
9.TÜRKÇE OLİMPİYATLARI/İZMİR
Bu yıl Türkçe olimpiyatları İzmir’de oldukça görkemli ve şanına yakışır şekilde coşkulu geçti.Bizde oradaydık elbet :) 80 bin kişilik koca Atatürk stadında adım atacak yer yoktu.Binlercesi de içeriye giremeyip dışarıda kaldı o akşam.Norveç’li bir minikten “Çile bülbülüm” ü,Mısır’lı bir çocuktan “Annem” şarkısını dinlemek, ve daha nicesini görmek,izlemek büyüleyiciydi…Güzel Türkçemizin kıymetinin bilindiği,daha da bilineceği güzel günler hayal değil artık…ne güzel… :)
Neşeniz bol olsun…
Neşeniz bol olsun…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
SELANİK
İzmir den yola çıkışımız sabah 8.30 u buldu. Yol müziklerimiz eşliğinde keyifle yol aldık. Planın ilk parçası Edirne idi. Bi gece Edirne d...
-
Canım anneciğimin nereden aklına geldiyse kalkmış bize poşetlik örmüş.Çokta güzel yapmış,mutfağım daha bir renklendi sayesinde.Benim mutfağı...
-
Bu gün İzmir’e doyum olmaz,dışarıda yumuşacık bir kış havası var.Tam “çık-gez-dolaş hatta git cici dükkanlardan minik bir şeyler al” havas...
-
İzmir’e ilk geldiğimde bir çok yabancı gibi,bende kalabalık caddelerin bir köşesinde,cami önlerinde,ara sokakların birinde yada bir parkta b...