Sevgili okur sana bir şey danışacağım.Değerli fikirlerine ihtiyacım var.Şimdi ben şurada okulumuzda bir fotoğrafçılık kulübü kurduğumdan söz etmiştim.Hah işte kulübüm ve ben çok eğleniyoruz,güzel işler başarmak için çabalıyoruz.Kulüp olarak amaçlarımızdan biri de belirli gün ve haftalarda komisyona destek olmak.Malumunuz önümüzde 29 Ekim ve 10 Kasım var.Bizler bu iki gün için bir sergi düzenlemeyi planlıyoruz.Bir fotoğraf yarışması yapmaya karar verdik gelen fotoğrafların en güzelleriyle kulübümüzün ilk sergisini açacağız.Ve en güzel üç fotoğrafın sahiplerini ödüllendireceğiz.Size sormak istediğim, yakın zamanda öğrencilerimizin dikkatlerini kulübümüze daha fazla çekmek için bu yarışma dışında neler yapabiliriz?Bu konuda değişik,ilgi çekici fikirlerinizi bekliyorum :)
*Bu gün sevgili can arkadaşım Eda’ya gittim.Eda adı gibi zarif,kalbinin güzelliği yüzüne yansımış canım arkadaşım…birlikte haftanın yorgunluğunu attık,Edoşumun hazırladığı mamaları yerken çenemiz hiç durmadı o kadar çok konuşup güldük ki zaman nasıl geçti anlamadık.Eda ile geçen yıl II.dönem aynı okulda görev yaptığımız için her gün görüşüyorduk o zamanlar.10 dakikalık ders aralarına sığmayan muhabbetlerimize hayrandı herkes :) şimdi ikimizde farklı okullardayız ama çok şükür hala görüşmeden duramıyoruz :)
*Söz arkadaşlardan açılmışken, yıllardır arkadaşlık edip can-ciğer bildiğiniz arkadaş yıllar sonra arkadaşlık nedir unutmuşsa,hayatı hakkındaki en önemli konuları en yakınım dediği arkadaşından saklarsa,arkadaşım dediği ile görüşmek aklına gelmezse ne düşünürsünüz?Ben garipserim,tuhaf bulurum…Öylesine “arkadaş” demem :) Çok şükür ki ölene kadar “arkadaşım” diyeceğim insanlar biriktirdim hayatımda,şanslıyım sanırım…
*Bu hafta ne çok yorulmuşum,Cuma akşamındayız ya kendimi kuş misali hafiflemiş hissetmem “yarın dinleneceğim” düşüncesinden galiba :) Bu hafta çok yorulmuş olmama rağmen haftasonumun bir gününün bir akşamında evimizde güzel bir “aile yemeği” düzenleyeyim diyorum.Ama bilemiyorum bu yorgunlukla altından kalkabilir miyim bu akşam yemeği olayının :)
*Şimdi ben bu birbirinden alakasız paragraflarıma daha bir çoğunu ekler yazdıkça yazarım ama bu güzel Cuma akşamında kafa şişirip,göz yormaya gerek yok :) Fotoğraftan açtık konuyu lakin son üçüncü yazımda fotoğrafsız,kınayın beni hem de şiddetle kınayın :) en kısa zamanda güzel karelerle süslerim yeni yazılarımı inşallah…
Neşeniz bol olsun…
22 Ekim 2010 Cuma
20 Ekim 2010 Çarşamba
İŞTE İLK 5
Sevgili kiraz çiçeği beni mimlemiş.Hemen konuya girdim çünkü lafa başladım mı konu konuyu açıyor da ben aslında ne yazacağımı unutuveriyorum.Kiraz çiçeği blog yazılarım arasındaki en iyi ilk 5’i sormuş bana…Blogspottaki 135. yazımız olacak bu ama bundan öncesi de var biliyorsunuz.100 ün üzerinde yazımızda blogcu.com dadır bizim.Şimdi onca yazı arasından hatırlayıpta ilk 5’i oluşturmak bir hayli zor olacak.Ama ben kolayını buldum;Google Analytics sağolsun.Hemen bakıp en çok tıklanan ilk 5 yazımı yazıyorum.Ha bu arada bir ara size google a neler yazıp bizim sayfamızı bulmuşlar onları da yazayım da gülelim biraz :) Neyse işte mim için ilk 5, buyurunuz;
5-BAL-AYI ;Adrasan'da rüya gibi bir balayını anlatmışım :) ...
4-BİRİ ÇANTAMI KARIŞTIRIYOR :) ; Sizlere çantamı açmıştım ya o işte :)
3-MUTLULUK BU DA DEĞİLSE BAŞKA NE OLABİLİR Kİ SANKİ ;Başlığı kadar uzun bir yazı,Ağustos 2009 da blogcuda yayınlanıp buraya taşınan yazımın konusunu hatırlarsınız;sevgilinin benim için hazırladığı I.evlilik yıldönümü sürprizidir...
2-KÜÇÜK DEĞİŞİKLİKLER I ve KÜÇÜK DEĞİŞİKLİKLER II ;Evcimen bi hatun hallerinde evim için yaptığım minik değişiklikler...
1-EVLİLİK ÜZERİNE; İşte ilk 5 in en gözde yazısı...Birinci için google a danışmadım,birinciyi ben seçtim,içimden geldi taaa eskilerden bir yazımı seçip iki yıl kadar öncesine gidelim istedim...Ben bile okurken bir tuhaf oldu.Bu blog işini işte bu yüzden seviyorum :)
Bu güzel mim için çok teşekkürler.Şimdi ben de bir kaç kişiyi mimleyeyim;
Zeynep'in evi
Newbahar
Objektifime yansıyanlar
Berran'nın çöplüğü
Cep aynası
Komançi
ps;* Eğer bahsettiğim bu yazıları okumak isterseniz başlıkların üzerine tıklayarak o yazılara ulaşabilirsiniz...
Neşeniz bol olsun...
5-BAL-AYI ;Adrasan'da rüya gibi bir balayını anlatmışım :) ...
4-BİRİ ÇANTAMI KARIŞTIRIYOR :) ; Sizlere çantamı açmıştım ya o işte :)
3-MUTLULUK BU DA DEĞİLSE BAŞKA NE OLABİLİR Kİ SANKİ ;Başlığı kadar uzun bir yazı,Ağustos 2009 da blogcuda yayınlanıp buraya taşınan yazımın konusunu hatırlarsınız;sevgilinin benim için hazırladığı I.evlilik yıldönümü sürprizidir...
2-KÜÇÜK DEĞİŞİKLİKLER I ve KÜÇÜK DEĞİŞİKLİKLER II ;Evcimen bi hatun hallerinde evim için yaptığım minik değişiklikler...
1-EVLİLİK ÜZERİNE; İşte ilk 5 in en gözde yazısı...Birinci için google a danışmadım,birinciyi ben seçtim,içimden geldi taaa eskilerden bir yazımı seçip iki yıl kadar öncesine gidelim istedim...Ben bile okurken bir tuhaf oldu.Bu blog işini işte bu yüzden seviyorum :)
Bu güzel mim için çok teşekkürler.Şimdi ben de bir kaç kişiyi mimleyeyim;
Zeynep'in evi
Newbahar
Objektifime yansıyanlar
Berran'nın çöplüğü
Cep aynası
Komançi
ps;* Eğer bahsettiğim bu yazıları okumak isterseniz başlıkların üzerine tıklayarak o yazılara ulaşabilirsiniz...
Neşeniz bol olsun...
18 Ekim 2010 Pazartesi
İZLİYORUM-İZLEMİYORUM
Televizyonun tuhaf senaryolar sayesinde iyice tadının kaçtığı,dizilerin tüm anlamsızlığıyla sürüp durduğu,insanların bir çok güzelliği kaçırıp bilmem hangi dizinin kaçıncı bölümünü bir türlü kaçırmadığı şu günlerde Tv kumandası ile epeyi bir mesafe koyduk aramıza.Zaten oldum olası TV ile aram hiç iyi olmamıştır,çoğu zaman aklıma bile gelmez televizyonu açmak.Hele şimdilerde hepten aklımdan çıksın istiyorum TV :), sadece güzel,kaliteli sinema filmleri kalsın aklımda…
Tv ile aramız bu kadar kötüyken neler izledik peki biz.Hani geçen hafta istediğimiz oyuna bilet bulamamıştık ya bu haftada durum aynıydı.Ama imdadıma sevgili arkadaşım Sevil yetişti.Sevil’in eşi Hayrettin abi bir dramaturg ve çok şirin,küçük bir tiyatroları var.Uzun zamandır o şirin tiyatroya uğrayamamıştık ama Sevil geçtiğimiz haftasonu için ısrarla çağırıp,yerimizi ayarlayınca işlerimizi ayarlayıp gittik.Benim eski öğrencilerimden 3 tanesinin de kadrosuna dahil olduğu “Işıklı bi’şey” adlı hoş bir oyun izledik.Oyun sonrasında da hep beraber oturup uzun uzun sohbet edip,uzun zamandır görüşemememizin acısını çıkardık :)
Sadece bir tiyatro oyunu yetmedi tabiki bize.Tiyatronun yanı sıra evde HD film izlemenin tadını çıkarıyoruz bu aralar.Televizyon dizilerine inat ilgi çekici senaryoları,güzel görüntüleri ile izleyip hoş vakit geçirebileceğimiz filmler arıyoruz.Son iki haftadır izlediğimiz filmler;
1-Hıerro-Kabuslar adası (2009-İspanya); Filmin ismine bakıpta gerim gerim gerecek bir gerilim filmi sanmayın.O kadar fazla germese de ters köşeye yatıran bir film.Çekimler,kamera kullanımı,görüntüler ve olayın ele alınış şekli güzel…
Bir güzel çift puanı;8/10
2-Eşrefpaşalılar (2010-Türkiye);Yıllardır Türk filmlerinde imamlara,din adamlarına yapıştırılan cimri,ikiyüzlü,üfürükçü,sapkın,cahil vb sıfatlara inat bu film başroldeki imamı ile kalbimizi fethediyor.Sakin,abartısız,gülümseten,düşündüren güzel bir film…
Bir güzel çift puanı;7/10
3-Soysuzlar Çetesi (2009-ABD);Sıra dışı yönetmen Tarantino’dan yine bir baş yapıt.Brad Pitt’in bu filmdeki oyunculuğu gayet başarılı,oldukça heyecanlı,zekice kurgulanmış,keyifli bir film…
Bir güzel çift puanı;9/10
4-Tanrı’nın Kitabı (2010-ABD);İlgi çekici,değişik bir film…
Bir güzel çift puanı;7/10
5-No Mercy-Merhamet Yok (2010-Güney Kore);Temposu hiç düşmeyen,gerilim,heyecan,dramın son dakikaya kadar had safhada olduğu bir film.Tahmin edemeyeceğiniz harika bir sonla noktalanan bu film hakkında çok şey yazılabilir ama ben yazmadan söyleyeyim;kesinlikle tavsiye ederim.
Bir güzel çift puanı;9/10
6-Takıyye Allah Yolunda (2010-Türkiye,Almanya);Umduğumu bulamadığım,sonunu zoraki getirdiğim bir film.
Bir güzel çift puanı;3/10
7-Bir Alışverişkoliğin İtirafları (2009-ABD);Çerez niyetine izlenebilir.
Bir güzel çift puanı;6/10
Neşeniz bol olsun…
Tv ile aramız bu kadar kötüyken neler izledik peki biz.Hani geçen hafta istediğimiz oyuna bilet bulamamıştık ya bu haftada durum aynıydı.Ama imdadıma sevgili arkadaşım Sevil yetişti.Sevil’in eşi Hayrettin abi bir dramaturg ve çok şirin,küçük bir tiyatroları var.Uzun zamandır o şirin tiyatroya uğrayamamıştık ama Sevil geçtiğimiz haftasonu için ısrarla çağırıp,yerimizi ayarlayınca işlerimizi ayarlayıp gittik.Benim eski öğrencilerimden 3 tanesinin de kadrosuna dahil olduğu “Işıklı bi’şey” adlı hoş bir oyun izledik.Oyun sonrasında da hep beraber oturup uzun uzun sohbet edip,uzun zamandır görüşemememizin acısını çıkardık :)
Sadece bir tiyatro oyunu yetmedi tabiki bize.Tiyatronun yanı sıra evde HD film izlemenin tadını çıkarıyoruz bu aralar.Televizyon dizilerine inat ilgi çekici senaryoları,güzel görüntüleri ile izleyip hoş vakit geçirebileceğimiz filmler arıyoruz.Son iki haftadır izlediğimiz filmler;
1-Hıerro-Kabuslar adası (2009-İspanya); Filmin ismine bakıpta gerim gerim gerecek bir gerilim filmi sanmayın.O kadar fazla germese de ters köşeye yatıran bir film.Çekimler,kamera kullanımı,görüntüler ve olayın ele alınış şekli güzel…
Bir güzel çift puanı;8/10
2-Eşrefpaşalılar (2010-Türkiye);Yıllardır Türk filmlerinde imamlara,din adamlarına yapıştırılan cimri,ikiyüzlü,üfürükçü,sapkın,cahil vb sıfatlara inat bu film başroldeki imamı ile kalbimizi fethediyor.Sakin,abartısız,gülümseten,düşündüren güzel bir film…
Bir güzel çift puanı;7/10
3-Soysuzlar Çetesi (2009-ABD);Sıra dışı yönetmen Tarantino’dan yine bir baş yapıt.Brad Pitt’in bu filmdeki oyunculuğu gayet başarılı,oldukça heyecanlı,zekice kurgulanmış,keyifli bir film…
Bir güzel çift puanı;9/10
4-Tanrı’nın Kitabı (2010-ABD);İlgi çekici,değişik bir film…
Bir güzel çift puanı;7/10
5-No Mercy-Merhamet Yok (2010-Güney Kore);Temposu hiç düşmeyen,gerilim,heyecan,dramın son dakikaya kadar had safhada olduğu bir film.Tahmin edemeyeceğiniz harika bir sonla noktalanan bu film hakkında çok şey yazılabilir ama ben yazmadan söyleyeyim;kesinlikle tavsiye ederim.
Bir güzel çift puanı;9/10
6-Takıyye Allah Yolunda (2010-Türkiye,Almanya);Umduğumu bulamadığım,sonunu zoraki getirdiğim bir film.
Bir güzel çift puanı;3/10
7-Bir Alışverişkoliğin İtirafları (2009-ABD);Çerez niyetine izlenebilir.
Bir güzel çift puanı;6/10
Neşeniz bol olsun…
12 Ekim 2010 Salı
KONYA’ya SEMPATİ ve SEMAZENLER
Daha önce burada bahsetmiştim gidilen her yerden bir şeyler almayı sevdiğimden.Ee Konya’ya gidilirde bu semazenlerden alıp eve getirilmez mi?Her girdiğim dükkandan ayrı bir semazen aldım,şimdilerde evimin değişik köşelerini süslüyorlar…Onları görenler baktıkça Konya’yı hatırlıyorlar, tabi bizde… Konya’yı severim,orada herhangi bir yaşanmışlığım yoktur,ya da çok sevdiğim bir dost falan, öyle bir şey de yok.Ama severim işte Konya’yı…Evet orada öyle uzun zamanlar geçirip yaşanmışlık biriktirmişliğimiz yok.Üç kere gittik Konya’ya üçünde de gezmek için ve ailece.Ama düşündüm de babamın Konya sevgisi bana da bulaşmış olabilir ne de olsa “babamın kızıyım” :) Evet evet ondan bulaşmıştır bana da ney sesinde herkesten çok şey bulmak,ondan öğrenmişimdir Mevlana’yı,Şems’i,onun derslerinde duymuşumdur Mesnevi’nin en güzel beyitlerini…Babamın Konya sevgisini biliriz hepimiz,hatta Konya’da bir de güzel bi evimiz var ama ne babama ne de biz çocuklarına orada yaşamak nasip olmadı daha :) Oradan evi alırken biz daha çok küçüktük.Babam önce “Konya’da evimin yakınında bir liseye tayin isterim” dedi ama nasip olmadı,sonraları “çocuklardan biri orada üniversiteyi okur belki” dedi ki hiç birimiz Selçuk Üniversitesini yazmadık tercihlerimizde,en son da “çocuklar okullarını bitirince belki biri Konya’ya atanır” diyecek oldu ama hiç birimizin tayin döneminde Konya merkez açık olmadı :) En sonunda yakışıklı kardeşcazımın askerliği çıktı Konya’ya.İşte son gidişimiz askerimizin yemin töreni için oldu ve bu seferde evimizde değil yine güzel bir otelde konakladık :) Yemin töreni için gittiğimizde Konya Dedeman’da kaldık ailecek.Şayet Konya’ya gidip nerede kalınır diye soran olursa Dedeman’ı tavsiye ederim…
Foğoğraf;Konya'da yeni bir gün başlıyor...Dedeman'dan...
Neşeniz bol olsun…
Foğoğraf;Konya'da yeni bir gün başlıyor...Dedeman'dan...
Neşeniz bol olsun…
11 Ekim 2010 Pazartesi
SONBAHAR VE KEMERALTI
Dün akşamın hava tahminlerinin aksine bu gün İzmir pırıl pırıl güneşle aydınlanmış ılık bir günü daha yaşayıp tüketti.Ama dün buralarda da hava epeyi bir serindi.Hani insanın canının yünlü giysiler giyip,sıcak salep içmek istediği günlerdendi.Öğleye kadar evimizin tadını çıkardık,öğleden sonra ise sonbaharda Kemeraltı sokaklarını fotoğraflamak için çıktık dışarıya.
Kemeraltına gidilirde o dükkanlardan dışarıya taşan,nargile kokusuna karışıp burnumuza ulaşan mis kokulu Türk kahvesi içilmez mi?Hem mis kokulu kahveler içilir hem Kemeraltının Pazar sessizliğinin tadı çıkarılır bir yandan da arkadaşlarla muhabbet edilir :)
Hafta içi dükkanların dolup taştığı,sokakların neredeyse adım atılmayacak hale geldiği Kemeraltı,Pazar günü en sakin ve en çıplak haliyle çıkıyor karşımıza.Boş sokaklarda keyifle dolaşıyoruz ve gün batımına doğru bir sokak bizi saat kulesine ulaştırıyor.Ee bize de bu güzel sokakları ve kuleden günbatımını fotoğraflamak için objektifi doğrultup deklanşöre basmak düşüyor :)
Bu fotoğraflara bakmakta bir sonbahar pazarı Kemeraltında dolaşmak kadar keyifli olsun diye fotoğrafların bazılarını ekliyorum :) Saat kulesi fotoğraflarımıza ara vermiştim bu vesile ile yeniden saat kulesine doyalım dedim :)
Neşeniz bol olsun...
Neşeniz bol olsun...
10 Ekim 2010 Pazar
MISIR/DARI DERKEN...
Bir haftasonunu daha bitirdik işte.Haftasonları bu kadar güzel olunca pazartesinin gelişini düşünmek bile insanı hüzünlendiriyor :) Yine gezdik-tozduk,arkadaşlarla yedik-içtik,dolu dolu geçti gitti iki gün daha…
Dün pazarda dolaşırken mısırları gören sevgilinin canı isteyince mısırları alıp geldik,tencereye koyup sabırla bekledik haşlanmasını.Patlamış mısır keyiflerimiz başlamadan son haşlanmış mısırımızı yedik afiyetle :) Bu arada pazarda ben “mısır” dedim,mısırları satan teyze “darı” dedi ısrarla.Seviyorum İzmirlilerin bu güzel kelimelerini,mesela buralarda İzmirliler için;
mısır=darı
domates=domat
çamaşır suyu=klorak
çekirdek=çiğdem
simit=gevrek demektir…İlk aklıma gelen kelimeler bunlar oldu.Okuyan İzmirliler daha fazlasını da hatırlayacaklardır :) Ee bende bir Karadeniz kızı olup eş durumundan İzmirli olunca önceleri yabancılık çekip güldüğüm bu kelimelerle cümle kurmaya başladım bile yavaş yavaş :) Ama okulda kantinciyle hala simit-gevrek muhabbeti yapıyorum inadına :)
Son iki gündür İzmir aydınlık,güneşli ama serindi.Yarın ise yağmur var diyormuş hava tahmin raporları…
Neşeniz bol olsun…
Dün pazarda dolaşırken mısırları gören sevgilinin canı isteyince mısırları alıp geldik,tencereye koyup sabırla bekledik haşlanmasını.Patlamış mısır keyiflerimiz başlamadan son haşlanmış mısırımızı yedik afiyetle :) Bu arada pazarda ben “mısır” dedim,mısırları satan teyze “darı” dedi ısrarla.Seviyorum İzmirlilerin bu güzel kelimelerini,mesela buralarda İzmirliler için;
mısır=darı
domates=domat
çamaşır suyu=klorak
çekirdek=çiğdem
simit=gevrek demektir…İlk aklıma gelen kelimeler bunlar oldu.Okuyan İzmirliler daha fazlasını da hatırlayacaklardır :) Ee bende bir Karadeniz kızı olup eş durumundan İzmirli olunca önceleri yabancılık çekip güldüğüm bu kelimelerle cümle kurmaya başladım bile yavaş yavaş :) Ama okulda kantinciyle hala simit-gevrek muhabbeti yapıyorum inadına :)
Son iki gündür İzmir aydınlık,güneşli ama serindi.Yarın ise yağmur var diyormuş hava tahmin raporları…
Neşeniz bol olsun…
8 Ekim 2010 Cuma
SOSLU BROKOLİ SALATASI
Bilirsiniz blogta çok sık tarif vermiyorum ama sevdiğimiz lezzetleri nadirende olsa paylaşmadan edemiyorum.Ve işte bugün de yepyeni bir tarifle karşınızdayız :)
Bu seferki tarifimiz yeni lezzetler keşfetmeyi seven Ali’ye ait.Takipçilerimiz iyi bilir bizim çevrede Ali’nin salataları pek bi meşhurdur.Tadanlardan her seferinde tam not alan bu brokoli salatası benim de vazgeçilmezlerim arasında.
Ali’ye nazar değmesin diye önce kocaman bir “maşallah” diyoruz hep bir ağızdan ve bu sağlıklı,bol vitaminli ve leziz salatanın tarifini okumaya başlıyoruz :)
Malzemeler;
-Yarım kilo brokoli
-bir adet orta boy soğan
-dileyen domateste ekleyebilir
Sosu için;
-bir kase yoğurt-pul biber
-nane
-tuz
-zeytinyağı
-dileyen limon da ekleyebilir
-3 diş sarımsak
Hazırlanışı;
-Kaynamakta olan suyumuza önceden yıkayıp suyunu süzmüş olduğumuz brokoliyi ilave edip haşlıyoruz
-Haşlanan brokoliyi bir kenara aldıktan sonra yuvarlak bir şekilde doğradığımız havuçları da aynı şekilde haşlıyoruz
-Daha sonra bir tavada soğan ve haşladığımız havuçları hafif yağda çeviriyoruz.
-Brokoli,havuç ve soğanı derince bir kapta karıştırıp salata tabağına alıyoruz ve üzerine hazırlamış olduğumuz sosu gezdiriyoruz.
NOT:Brokolilerin rengini kaybetmemesi için haşlarken tencerenin ağzını açık bırakıyoruz.
Afiyet olsun
Sonunda haftasonu geldi :) ama bu haftasonu için bizim bir planımız yok,aslında ben yarın akşam için tiyatroya gitmek istiyordum.Ama izlemek istediğimiz oyuna bilet bulmak mümkün olmadı :( Bakalım belki şansımızı başka bir oyunda deneriz ya da bu haftasonu için başka bir plan yapabiliriz son anda…
Neşeniz bol olsun…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
SELANİK
İzmir den yola çıkışımız sabah 8.30 u buldu. Yol müziklerimiz eşliğinde keyifle yol aldık. Planın ilk parçası Edirne idi. Bi gece Edirne d...
-
Önümüzde 15 günlük uzun bir seyahat var. İki çocukluyuz ve sabit bir planımız yok.Hal böyle olunca uzun bir yol hazırlığı gerekiyor bize. Ön...
-
Canım anneciğimin nereden aklına geldiyse kalkmış bize poşetlik örmüş.Çokta güzel yapmış,mutfağım daha bir renklendi sayesinde.Benim mutfağı...
-
Bu gün İzmir’e doyum olmaz,dışarıda yumuşacık bir kış havası var.Tam “çık-gez-dolaş hatta git cici dükkanlardan minik bir şeyler al” havas...
