
Tiyatronun olmazsa olmazlarından biri SEYİRCİ…ve artık sizler çok iyi biliyorsunuz ki biz neredeyse tiyatrosuz yapamayanlardan olduk.Bu yıl perdeler kapanmadan ne kadar oyun izleyebileceğiz yarışındayız adeta :) Bu akşam “Sekerat” adlı konser/oyunun seyircisiydik…
Ege Sanat Atölyesi Sekarat için şunları söylüyor ; “Sekarat praojesini, Wolfgang Borchert’in Kapıların Dışında oyununu kaynak alarak şekillendirdik.Bu hikaye için uzun uzun şeyler yazılabilir.Ama bizce hepsi aynı kapalı kapılara çıkıyor.BU, SAVAŞTAN DÖNEN BİR ADAMIN HİKAYESİ…Ege Sanat Atölyesi olarak,tiyatro ve müzik alanında yaptığımız çalışmaları ‘SEKERAT’ gösterisiyle Oyun/Konser formatıyla bizler için yeni bir biçim denemesi şeklinde sizlere sunmaya karar verdik.Umarız bu hikaye hepimiz için savaşa dair bir hatırlatmadan öteye geçer...”
Sekeratın Oyun/Konser formatıyla sahneye konulması ilgi çekiciydi.Sahne geçişleri arasındaki şarkılar,kostüm,makyaj ve aksesuarlar,replikler bir hayli değişik ve çarpıcıydı.
DERDİN Mİ VAR
Derdin mi var,
Bundan sonra derdin mi var.
Battın bir kez,
Bundan sonra derdin mi var.
Sonsuzluk yık bundan sonra,
Issızlık yok.
Bundan sonra böyle yazıldı.
Böyle yazıldı.
Sömür,sür,yerden yere vur.
Böl,parçala,yönet;
Kalanları çiğne,yut.
Kader senin ellerinde bak.
Böl,parçala,yönet;
Kalanları çiğne,yut.*
Oyundan öyle çok iştahla bahsedemeyeceğim.Çünkü beklediğimizi bulamadık.Yine de sevdiceğim yanımda el ele oyun izleyip, değişik besteler dinlemek güzeldi ve hep yaptığımız gibi oyunun,oyuncuların performansının kritiğini yapmak,onun boncuk boncuk gözlerini heyecanla açıp bana izlenimlerini anlatması her şeye değerdi.Bu arada fotoğraf makinasız dışarıya çıkmayan biz bu sefer nasıl olduysa fotoğraf makinemizi evde unuttuk.Bu nedenle bu oyundan fotoğraf yok bu sefer.
Ha son bir şey daha… “Sekerat” kelimesi, kişinin ölüm anındaki aklına hakim olamayış,ızdırap ve baygınlıkları ifade eder.
*söz-beste : Engin BAYRAK





Neler mi İstiyorum.. Victor Hugo'nun sözleri üzerine yedi buçuk dakikalık bir şölen..
İspanyolca söylenip insanın kanını kaynatan melodiler…ve 70li yıllarda bir çok aşığa iç çektiren şarkıları.Özellikle ‘geceler’…dinleyin derim…Şarkının sözleri Doğan Canku nun babasına ait.Bestesi için babasından söz yazmasını isteyince İsviçre ye ameliyat için giden kızına yani -Doğan Cankunun kız kardeşine- yazmış bu şarkının sözlerini.












İlk başlarda büyük bir korku vardı bende, acaba Ayşenurum beğenecekmiydi...Acaba beraber düşlediğimiz hayalleri karşılayabilecekmiydi burası.Fakat korkularım yersiz çıktı..23 Nisan haftası aşkım yanıma gelince ilk işim ona bu mekanı göstermek oldu..ve O gerçekten çok beğendi..Ayşenurun beğenmesi beni o kadar mutlu etmişti ki günlerce yaşadığım gerginlik yerini rahatlamaya bırakmıştı neredeyse ağlayacaktım.Tesisin müdürüde bize o kadar ilgi ve alakalı yaklaştı ki ikimizide o günle ilgili tatlı bir rahatlık kapladı.O muhteşem günün emin ellerde olduğunu hissetmek çok güzel bir duygu.En azından yaptıkları işin sorumluluğunda ve bilincinde olmaları bizi açok bir sevindirdi.Ee nede olsa insan hayatında bu duyguyu bir kez yaşıyor ve o günün unutulmaz bir gün olması için çaba sarfediyor.




