21 Ocak 2013 Pazartesi

Miniklere Tarifler

Beş kayısı ve bir inciri iyice yıkayıp az bir suyun içinde kaynatıyoruz.Kaynadıktan sonra ceviz ve badem katıp rondodan geçiriyoruz.Ve nefis bir püre elde ediyoruz.Tam miniklerin ağzına layık.İster sabah kahvaltılarında ekmeklerine sürün,isterseniz keklerine katıp tatlandırın.Son zamanlarda benim minik gurme yeme-içme konusunda çok sıkıntılı :( yeni dişleri bekliyoruz.Hele bir de geçen hafta el ayak ağız hastalığı atlattık.Süzüldü minik oğlum benim :(O yüzden sırf miniğim yesin diye canla başla yeni tatlar deniyorum.Bu kayısı püresini oğlum sevdi,yine bu püreyi kullanarak yaptığım keki de sevdi,kemirip duruyor.
 Uzun zamandır bizim miniğin tek derdi kimse karışmasın o kendi yesin.Yakın zamana kadar sebzeleri tam onun minik ellerine göre kesip öyle pişiriyordum.Geçen haftadan beri kaşık ve çatalları çok güzel bi şekilde kullanmaya başladı.Çorbalarını,yemeklerini kaşıklayıp duruyor.Tabi ben kıyafet değiştirmekten,mutfağı baştan sona silmekten ne hale geliyorum söylememe gerek yok sanırım ... Neyse zamanla miniğimin sevdiği lezzetleri keşfedip doya doya yemesini sağlayacağım inşallah.Fırsat buldukça minikler için tarifler yazacağım buraya.Takipte kalın e mi? :)



Aslında fotoğrafları an be an ınstagram dan paylaşıyorum.Ama bloga gelmesi biraz uzun sürüyor :)


Neşeniz bol olsun...

1 Ocak 2013 Salı

OĞLUMSUZ GEZMEM ARKADAŞ :)

,
Etrafımdaki herkes sözleşmiş gibi bi fırsatını bulup bebeğimi babannesine bırakıp gezmeye tozmaya çıkmamı tembihliyor.Hele babannemiz bu fikre bayılıyor :) Ama ben 11 aydır bebeğimi bırakıp gezmeye gitmedim,gitmeyi düşünmedim dahi.Nereye gittiysek üçümüz birlikte gittik.Aklım onda kalmadan,onunla gidebileceğimiz her yere gittik.Böylelikle gezmelerimiz çok daha keyifli oldu.Onun her anına şahitlik etmek istiyorum.Mümkün olsa okula bile gitmeyeceğim onu bırakıp :) Bebeğimizle gezdiğimiz için akşam gezmelerimiz oldukça azaldı ama olsun ne gam,ben onun yanında olayım da akşam gezmelerinden erkenden dönüvereyim :) İlk zamanlar bana sürekli "kendinize vakit ayırın,çocuğu babanneye bırakıverin" diyenlere çok kızıyordum.Bu fikri düşünmek bile tüylerimi diken diken ediyordu.Sürekli "ya biz yine birbirimize vakit ayırıyoruz,istediğimiz yere gidebiliyoruz zaten,çokta eğleniyoruz" diye açıklıyordum.Ama artık yoruldum,susup dinliyorum.Oğlumuzu bırakıp çıkıp gezmemiz demem benim aklımın evde kalması,içimin içimi kemirmesi,strese girmem demek ki ne anlarım ben o gezmeden.Hem benim ihtiyacım yok ki oğlumsuz gezmeye,benim ihtiyacım olan ailece gezmeler...Ha bu demek değil ki bebeğimi bırakıp gezmediğim için ben en süper anneyim.Öyle bir iddiam yok ki zaten her anne kendi yavrusunun/yavrularının süper annesidir.Bebeğini güvendiğine emanet edip çıkıp gezebilen annelere saygı duyuyor,tebrik ediyorum.Benim durumum fazla paranoyakça farkındayım ama şimdiye kadar içimden geldiğince davrandım.Ve şimdiden sonra da en az oğlum bir yaşını devirene kadar da durum böyle devam edecek...Ama bir yaş sonrası yavaş yavaş oğlumu babannesi-annanesi ile başbaşa bırakacağım inşallah :) 

Gerçi Ahmet Tuğra nın ayaklanmasıyla birlikte onunla bi yere gitmek,gittiğimiz yerde uzunca süre oturmak iyice zorlaştı.Bebekle gezemezsiniz diyenlere inat ilk günden beri geziyoruz.Haliyle bizim minik bey her fırsatta "addahhh" diye çığlıklar atıyor :) Mesela geçen akşam yemeği dışarıda yiyelim dedik.Tüm restaurantı başımıza topladı bizimki.Önce uslu uslu oturup etrafı inceledi.Sonra çalan müzikte dans etmeye başladı ki bayılır dans etmeye :) sonra her girdiğimiz ortamda olduğu gibi etraftakilere gülücükler dağıtarak gelene geçene sevdirdi kendini.Bi ara her görenin oğlumu mıncıklamasına dayanamıyodum ama artık ona da alıştım.Mıknatıs gibi bi bebe varsa kucağınızda geleni geçeni kendine çekmesine alışıyorsunuz :) Neyse sonra bizim siparişler geldi ve bizim minik canavar mama sandalyesine sığamaz oldu.Önce tabaklara yetişip tabaktakileri mıncıklama çabasına girdi.Onu başaramayınca masaya tırmanmaya çalıştı.Ona da müsade etmedik bu sefer eline geçirdiği kaşıkla masaya vurmaya başladı.Bizim için bol atraksiyonlu bi yemek oldu haliyle.Gerçi artık tüm yemeklerimiz bu şekilde...
Onca oyuncak yetmedi benim şemsiyeme taktı kafayı.Evde şemsiyeyle oturan bu minik yakışıklıya ne denir ki?

Ha bu arada hani şimdiye kadar oğlumu bırakıp bi yere gitmedim dedim ya ta ki geçen salı gecesine kadar.Geçen salı talihsiz bi olay geldi başımıza.Yediğimiz turşudan zehirlendik :( Gecenin bi vakti kendimizi acilde bulduk.Allah tan kayınvalidemler yakınlar bize,bi telefonla çıkıp geldiler.Minik bey uyuyordu babannesi onunla kaldı babamda bizi doktora yetiştirdi.Acildeki dr. "bu gece burdasınız gözlem altında tutacağız sizi" deyince napacağımı şaşırdım.Neyseki dr.u ikna edip aldık serumlarımızı evde kayınvalidem taktı.Ama ertesi gün hastanedeki dr da"serviste yatırayım sizi" dedi.Yine Ali müdahale etti,evde sağlıkçı çok diyerek bi serum daha alıp çıktık hastaneden,yatışa evde devam ettik.Allah kimsenin başına vermesin feci bişeymiş besin zehirlenmesi.Bu arada 26 aralık bizim tanışma yıldönümümüzdü.Aklımızdaki planlar bambaşkayken acil servisteki sedyede sarılarak kutladık günümüzü :) amma kutlamam oldu ama...Neyse işte geçen haftayı yatarak geçirdik,atlattık çok şükür...

Neşeniz bol olsun...

24 Aralık 2012 Pazartesi

EMEKLEME YARIŞMASI

Geçtiğimiz hafta sonu miniğimiz hayatının ilk ciddi etkinliğine davetliydi.Sayesinde harika bir hafta sonu yaşadık,çok eğlendik,çok güldük :) Geçen hafta doğum yaptığım hastaneden arayıp cumartesi günü bir "emekleme yarışması"nın olduğunu haber verip Ahmet Tuğra mızı davet ettiler :) "O kadar bebeği bir daha nerede bir arada bulupta oğlumuzu eğlendireceğiz"diyerek daveti kabul ettik.Cumartesiyi beklerken günler geçmek bilmedi bizim için :)Cumartesi günü yarışma saatinde oradaydık.Hiçbişeyden haberi olmayan onlarca bebe ve bir sürü anne-baba hatta dede-annane-babanne vs. oradaydı.
Yarışma başlamadan önce biz büyükler tanıştık kaynaştık sonra bebeleri yarışma alanına bıraktık.Isınma turları esnasında Ahmet Tuğra nın yaşadığı mutluluk ve sevinç görülmeye değerdi.Zaten normalde de sanki kendisi kocaman adammış gibi nerde küçük bi çocuk görse sevinçten çıldırıyor.Orada kendi akranlarını görünce hangisine saldıracağını şaşırdı :)Yarışma başlayana kadar öyle yoruldu ki yarışmaya hali kalmadı :) 
Sanırım 40 ın üstünde bebek vardı ve bebekler grup grup yarıştılar.Bizim bebik ikinci grupta 10 numaralı bebek olarak yarıştı.Daha doğrusu yarışmadı.Umursamadı bile yarışmayı.Yarışma alanın ortasına kadar pıtır pıtır gitti biz aha da yarışı birinci bitirecek derken ortaya oturdu emekleyen-emekleyemeyen bebelere bakıp bakıp güldü.Karşısına geçip onca şaklabanlık yaptık ama nafile gözü bizi filan görmedi.Ben emeklemez bizimki yürümeye kalkar filan diyordum onu da yapmadı.Diğer bebeklere bakmaktan emeklemeye,yürümeye fırsatı olmadı :)

Netice itibariyle önemli olan yarışmaktı deyip,teselli hediyemizi alıp geldik :) 

Neşeniz bol olsun...

21 Aralık 2012 Cuma

Cuma rahatlığı ve çorap yiyen bebe :)

 Ver elini haftasonu...çok yorulduğum,sıkıldığım bi hafta oldu bu ve nihayet bitti.Şimdi dinlenme,eğlenme zamanıdır.Öncelikle biraz dinlenelim dedim ama bizim minikle dinlenmek ne mümkün.Giydim pijamalarımı ve cici çoraplarımı minik beyin karşısına çıktım.Önce çoraplarıma şöyle bi baktı sonra o minicik parmaklarıyla çekiştirip tadına bakmaya karar verdi.Bu küçük kemirgen bıkmadı usanmadı herşeyi ısırmaktan,yalamaktan :)
Mutlu,huzurlu bir haftasonu diliyorum herkese...

Neşeniz bol olsun...

17 Aralık 2012 Pazartesi

MİNİK MÜHRÜMÜN İNSTAGRAM ANILARI

İg da fotoğraf yayınlamak kolayıma geliyor.Çek ve yayınla...Ne zamandır o fotoğrafları blogda da yayınlayayım diyordum.Kısmet bugüneymiş :)

Miniğim burada konuşan ayıcığı ile ilgileniyor.Bu ayıcık uzun zamandır korkulu rüyam oldu benim.Gecenin bi yarısı ayağım altında "selam ben oyuncak ayıcığıııımmm...." diye bağırıp ödümü kopartıyor :)
Pirizlerde çocuk kilidi olmasa vay halimize.O minik parmaklarla elektrik alacak ordan :)
Bi saniye gözümü ayırmaya gelmiyor.Mutfakta oynadığı şeye bakın.Mis gibi Boyabat pirincimi saçmış yerlere mıncıklayıp duruyordu.O pirinçleri toplamak için az uğraşmadım :)
Yazdan kalma bir fotoğraf...O zamanlar böyle otorup oynuyordu... hey gidi ne güzeldi.Oturtup önüne koyuyordum oyuncaklarını az da olsa oyalanıyordu :)

Instagram anılarımızın devamı gelecek inşallah.Şimdilik bu kadar yeter...

Neşeniz bol olsun...

7 Aralık 2012 Cuma

HAMARAT BEN :)

Zaman hayatı kolaylaştırma,fazlasıyla pratik olma zamanı benim için.Yeni mutfağımda bakliyatları derin çekmecelere yerleştirdim.Çekmece derin ve aşağıda olunca aradığımı bulmak için tüm kavanozları çıkarıp çıkarıp bakmam gerekiyordu.Neyse çareyi kavanoz kapaklarına etiketler yapıştırmakta bulduk.Dün gece minik beyi uyuttuktan sonra geç saatlerde bu etiketlerle uğraştık.Fotoğrafa bakarken farkettim,kırmızı mercimek ve yeşil mercimeğin kapakları değişmeliymiş :)) Tabi kavanozlar bu kadar değil koca çekmeceyi doldurdum,çok düzenli şık bi bakliyat çekmecem oldu :)

Neşeniz bol olsun...



6 Aralık 2012 Perşembe

MOLA :)

Haftanın ilk gününü atlattık mı gerisi çabuk geçiyor sanki değil mi?Haftasonun yaklaştığını bilmek bile yetiyor.Eskisi gibi çılgın planlar yapıp,gezip tozmasakta minik mührümüzle dolu dolu geçecek saatleri düşünmek mutlu ediyor beni.Hem bu haftasonu da misafirimiz var.Aylardır çok misafir ağırladık çok şükür.Önce bebek ziyaretleri şimdilerde ise yeni ev ziyaretleri...

Fotoğraftaki tabağı sildim süpürdüm.Makarnanın her çeşidine bayılan biri olarak değişik soslar denemeye bayılıyorum.Aylar sonra bir de kola içeyim dedim.Ama şimdiden pişmanım :)

Benim minik sağolsun çooook nadir de olsa böyle minik molalar için fırsat tanıyor bana :) Hazır fırsatını bulmuşken biraz kitap okuyayım...

Neşeniz bol olsun...

SELANİK

İzmir den yola çıkışımız sabah 8.30 u buldu. Yol müziklerimiz eşliğinde keyifle yol aldık. Planın ilk parçası Edirne idi. Bi gece Edirne d...