Doğumla birlikte başlayan yepyeni yaşamın ilk heyecanı,bambaşka korkuları,bize öğrettikleri,hayatımıza kattıkları derken minik mührümüzle dolu 18.gündeyiz.Allah sağlık,huzur dolu nice günler nasip etsin hepimize...
14 şubat günü minik sevgilim için bi paket geldi uzaklardan.Yüzünü görmeden sevdiğimiz,yazılarından samimiyetini bildiğimiz,twitlerinden kararlılığını ve sağlamlığını anladığımız sevgili Kirazzade den fotoğraftaki cici şey geldi miniğimize.O gün uykusuzluk,yorgunluk derken biraz dağılmış olan benim için ilaç gibi geldi bu güzellik.Bir kez daha anladım ki çok şanslıyım ben ve çok nasipli benim oğlum :) Blog dünyasının hayatıma en büyük katkısı böyle güzel insanlar işte...
Neşeniz bol olsun...
17 Şubat 2012 Cuma
13 Şubat 2012 Pazartesi
BÜYÜK AŞKIMIZIN MİNİK MÜHRÜ :)
Fiziksel ve ruhsal olarak bambaşka bir boyuta geçtim ben;Anne
oldum!..
Son hafta
“artık doğurmadın mı?” telefonları o kadar çok artmıştı ki resmen strese
girmiş, “sanırım ben doğuramayacağım” diye saçmalamaya başlamıştım.Bu nedenle
çareyi telefonumu kapatmakta buldum.Bi şekilde bana ulaşıpta malum soruyu
soranları nazikçe geçiştirmeye çalışıyordum.Bana çaktırmamaya çalışsalar da
evde de herkes gözümün içine bakıyor kime seslensem “noldu,bişeyin mi var” diye koşturuyorlardı.Haliyle bende sinirler
gerilmiş,daha vakit varken fazlasıyla bunalmış,ağırlaşmıştım.29 ocak akşamı
koca göbeğim,ben,Ali,annem,babam ve kardeşlerim evde otururken “bize verilen
tarih bugündü,bugünde geçti hiiiç boşuna beklemeyin” demiş bulundum.Bu lafımın
üzerinden daha 1 saat geçmeden ilk işaret geldi.Dr. arandı,gerekli bilgiler
alındı ve ailecek arabaya atlayıp güle oynaya gittik hastaneye. Ben saat 10:30
dan 02:30 a kadar güldüm,eğlendim.02:30 dan sonra hafif hafif gelen sancılarla somurtmaya
başladım.05:00 dan sonra iyiden iyiye sızlanmaya başladım derken 06:30 dan
sonra ise film koptu bende.Ali ve annem yanımda olmasaydı,özellikle Ali nin
gelen her sancıda bana verdiği destek ve hatırlattığı taktikler olmasaydı bu
doğum nasıl gerçekleşirdi bilemiyorum…
Ve 30 ocak 08:05 te mutlu doğum :)
(Bu yazıyı yazmak için günlerdir kaçıncı kez pc başına
geçtim hesaplayamadım.Kafam dağıldı ne yazacaktım,nasıl ifade edecektim
duygularımı unuttum gitti :) )
Ben içerde bir doğururken dışarıda dokuz doğuranları sonradan
fotoğraflardan gördüm :) Ali hala söylüyor “hayatımın en zor dakikalarıydı”
diye.
Doğumdan sonra miniğimiz dünyada yokken aklımıza koyduğumuz
ismini dedesi (sevgili babacığım) ezanıyla birlikte fısıldadı kulağına;Ahmet
Tuğra…Ahmet Tuğra Ali nin deyişiyle büyük aşkımızın minik mührü…Diğer dedesi de
torunundan ayrılıp bi ara Çandarlı ya
giderse bir ağaç dikecek minik mührümüz için,onunla birlikte büyüyen bir ağacı
olsun diye…Yıllar önce kurulan hayallerin gerçekleştiğini görmek,yaşamak ne
güzel…çok şükür…
Annelik serüvenimin zorlu ilk günlerinde gerek maillerle
gerekse twitterdan bana destek olan ve destek olmaya devam eden Tüten,Kirazzade(Sümeyye),Esra,Filiz,Canan
ve Melike’ye yürekten teşekkür ederim.
Yazacak çok fazla şey var aslında ama bende zaman
yok.Şimdilik bu kadar…
Neşeniz bol olsun…
23 Ocak 2012 Pazartesi
BABADAN OĞULA :)
Şu hamilelik sürecini ben kadar sevip,keyifli yaşayanlar var
mıdır bilemem.(Çok şükür!)İlk ayları saymıyorum tabiki :) Ama son günleri yaşadığımız bu günlerde içimdeki
çocukla daha fazla bu şekilde yaşamanın zor olduğunu anlamış bulunuyorum.Allah
öyle güzel ayarlamış ki bu zamanı fazlası fiziksel ve ruhsal olarak çekilmezdi
sanırım.Artık sabırla bekleme zamanı bizim için…Cumartesi günü babacığıma da
kavuştum,yarın da kardeşlerim gelecek.Herkesi topladım başıma bi eksiğimiz
kaldı :) dualarınızı esirgemeyin olur mu?
Geçen akşam Ali nin annesi bir sürprizle çıkageldi.Ali nin bebeklik hırkası bizim bebikimizin oldu.Giydirmekte nasip olur inşallah.Anneanne ve babanne den gelen bir sürü örgüsü oldu bizim miniğin.Hangisini ne zaman giyecek merak ediyorum.
Dün akşam twitterdan gördü bi çok arkadaş.30 yıllık hırka sapasağlam duruyor maşallah.Bakalım benim elimde ne hale gelecek bu hırka :) mavili hırka ve şapka ise yeni örülmüş bebikimiz için...
Neşeniz bol olsun...
Geçen akşam Ali nin annesi bir sürprizle çıkageldi.Ali nin bebeklik hırkası bizim bebikimizin oldu.Giydirmekte nasip olur inşallah.Anneanne ve babanne den gelen bir sürü örgüsü oldu bizim miniğin.Hangisini ne zaman giyecek merak ediyorum.
Dün akşam twitterdan gördü bi çok arkadaş.30 yıllık hırka sapasağlam duruyor maşallah.Bakalım benim elimde ne hale gelecek bu hırka :) mavili hırka ve şapka ise yeni örülmüş bebikimiz için...
Neşeniz bol olsun...
20 Ocak 2012 Cuma
DOĞUM GÜNÜ HEDİYEM BEBİK OLSA :)
27 Ocak benim doğum günüm.Geçen yılki doğum günümün tadı
hala damağımda.Bu yıl da aynı lezzette bişeyler yaşayalım isterim elbet :)
İlgililere duyrulur :) Amma velakin bu yıl kimsenin beni düşündüğü yok.Tüm
ailenin derdi bebik 27 ocakta gelsin!Benim de gönlümden geçen o elbet.Bana bu
dünyada verilebilecek en güzel hediye o,ötesi yok…Ama şüpheleniyorum bizimkiler
iki doğum gününü bir arada kutlayıp çıkaralım mı demeye çalışıyorlar ki bebik
varken kimse beni hatırlamaz bile :) Şaka bir yana nasipte ne vardır bilemem
ama bebeğim doğum günümde kollarımda olsa ne kadar güzel olur…
Fotoğraf evimizdeki tablolardan en sevdiğim.Baktıkça beni
gülümsetiyor.Sizinle de paylaşayım istedim…
Neşeniz bol olsun…
19 Ocak 2012 Perşembe
BİZİM ARKADAŞ GELDİ BİLE :)
Daha önce bahsetmiştim en yakın arkadaşımın da bebek
beklediğinden.Beklenen Asya bebek dün dünyaya merhaba dedi.Dün haberi alınca
soluğu hastanede aldık ve gördük minik kızımızı.Çok şükür sağlıklı,bıcır bıcır
bir prenses...Minik Asya yı görmek bize çok iyi geldi ve sabırsızlığımızı daha
bir arttırdı.Hele annemi görmeniz lazım bizim minik bey ne zaman gelecek diye
diye bi hal oldu :)Bu arada bahsettiğim bu arkadaşım 7.ayında hastanesini
değiştirmeye karar verdiğinde hemen bizim hastaneyi ve doktorumuzu tavsiye
etmiştim.İyiki de tavsiye etmişim,dün arkadaşımın dr. ve hastane memnuniyetini
görünce içim rahatladı.E artık darısı bizim ve tüm bekleyenlerin başına :)
Neşeniz bol olsun…
18 Ocak 2012 Çarşamba
EBEGÜMECİ İLE TANIŞTIM :)
Dün annemle çıktığımız yürüyüşten elimizde bir poşet otla
döndük.Parkta kış güneşi altında oturmuş sohbet ederken annem “aaa ebegümecilere
bak,ne kadar da çok” diye yerinden kalkınca bende ebegümeci ile tanışmış oldum.Her
gün yanlarından geçiyorum ben o otların ama onların böyle lezzetli ve faydalı
olabileceği aklıma bile gelmezdi :)Hemen topladık otlardan.Benim koca göbeğimle
eğilmem biraz zor oldu ama sırf elim toprağa değsin,yeşillikle temas etmiş
olayım diye zoraki de olsa topladım :) Eve gelir gelmez de itinayla yıkayıp
temizledik,bir süre sirkeli suda beklettik ebegümeceleri.Sonra da birazıyla
bulgurlu yemeğini kalanıyla da kavurmasını yaptı annem ki tadına doyamadım.Ben
buradan fotoğraf yayınlamakla yetineyim,tarifleri ve ebegümecinin faydalarını merak eden
dostlar google a soruversinler…Şimdi bizim yürüyüş zamanımız,bana müsaade…
Neşeniz bol olsun…
16 Ocak 2012 Pazartesi
KIRMIZI
Annem geldi geleli gezmelerimiz daha bir arttı.Aslında bunun
tam tersi olması lazım değil mi?malum son günler yaklaşıyor :) Ama ana-kız
gezmenin keyfi de bir başka.Hele bir de burada annemin kadim dostlarının olması
gezmelerimizi daha bi güzelleştirdi.Bugün de güneşi görünce attık kendimizi dışarıya.Güzel
bir yürüyüşün ardından ufak tefek alış veriş derken geldik evimize.
Artık tüm hazırlıklarımız tamam.Dün bir fotoğraf çekimi daha gerçekleştirdik.Bu günlere dair birbirinden güzel kareler biriktirelim diye :) Eğilmenin kalkmanın iyice zorlaştığı şu son günlerde bundan sonra öyle uzun uzadıya çekimler yapamayız sanırım.Malum artık çorap giymek için bile eğilemiyorum ki zaten uzun zamandır göbeğimden ayaklarımı göremiyorum :) Dün fotoğraf çekimi ile uğraşırken buradan paylaşayım diye lohusa tacımı da fotoğraflattım Ali ye.Bir tane tacım bir tane de tokam var.Toka ile ilgili aklımda değişik bir fikir var yakında onu da paylaşırım.
Bunları sürekli alış-veriş yaptığım çok cici bir bijuteriden aldım.Sade,zarif bir şeyler arıyordum ki istediğimi buldum.Hastane için de kıpkırmızı bir şal alıp ekledim çantama.Kırmızıyı ne kadar sevdiğim biliniyor artık değil mi?Bir sebebi olmasa da şalımı da tokalarımı da uzun süre kullanırım ben :)
Artık tüm hazırlıklarımız tamam.Dün bir fotoğraf çekimi daha gerçekleştirdik.Bu günlere dair birbirinden güzel kareler biriktirelim diye :) Eğilmenin kalkmanın iyice zorlaştığı şu son günlerde bundan sonra öyle uzun uzadıya çekimler yapamayız sanırım.Malum artık çorap giymek için bile eğilemiyorum ki zaten uzun zamandır göbeğimden ayaklarımı göremiyorum :) Dün fotoğraf çekimi ile uğraşırken buradan paylaşayım diye lohusa tacımı da fotoğraflattım Ali ye.Bir tane tacım bir tane de tokam var.Toka ile ilgili aklımda değişik bir fikir var yakında onu da paylaşırım.
Bunları sürekli alış-veriş yaptığım çok cici bir bijuteriden aldım.Sade,zarif bir şeyler arıyordum ki istediğimi buldum.Hastane için de kıpkırmızı bir şal alıp ekledim çantama.Kırmızıyı ne kadar sevdiğim biliniyor artık değil mi?Bir sebebi olmasa da şalımı da tokalarımı da uzun süre kullanırım ben :)
Neşeniz bol olsun…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
SELANİK
İzmir den yola çıkışımız sabah 8.30 u buldu. Yol müziklerimiz eşliğinde keyifle yol aldık. Planın ilk parçası Edirne idi. Bi gece Edirne d...
-
Canım anneciğimin nereden aklına geldiyse kalkmış bize poşetlik örmüş.Çokta güzel yapmış,mutfağım daha bir renklendi sayesinde.Benim mutfağı...
-
Bu gün İzmir’e doyum olmaz,dışarıda yumuşacık bir kış havası var.Tam “çık-gez-dolaş hatta git cici dükkanlardan minik bir şeyler al” havas...
-
İzmir’e ilk geldiğimde bir çok yabancı gibi,bende kalabalık caddelerin bir köşesinde,cami önlerinde,ara sokakların birinde yada bir parkta b...


