30 Mayıs 2011 Pazartesi

"Allah Hepimizi Kibirden Korusun"(AMİN)

Geçmiş olsun dilekleri ve duaları ile içimi ferahlatan tüm dostlara selam olsun.Herkese yürekten teşekkürler.Ben ne zaman bu kadar vesveseli bir hatun oldum bilemiyorum.Ama sanırım yediğimiz içtiğimiz her şeyden şüphelenmeye başladığımız andan beri.Ve bir doktorun koyduğu teşhisi diğerinin reddettiği,ciddi bir hastalığın aylarca teşhis edilemediği haberlerini duydukça,okudukça bu hale geldim ben de çoğu gibi.Dün akşam bahsettiğim minik şişlik önce kızardı sonra morarmaya başladı.Ve ben daha çok korkmaya başladım.Sabah erkenden vardık doktorun kapısına.Doktor ama ne doktor!Her mesleğin iyisi de kötüsü de var işte.Ben sabah sabah kötü bir meslek ehline denk düştüm.Öyle çok canımızı sıktı ki terbiyesiz kadın muayene filan olmadan çekip çıktık yanından.Eşim de dahil aile de bir çok kişi sağlık camiasından olmasına karşın,öyle bir terbiyesizin haddini bildirmek çokta kolayken,karşısında sabrımızı koruduk çok şükür.Gerçi bi ara Ali kadının saçını başını yolacak diye çok korktum :) ama sevdicek sağolsun sabrını muhafaza ederek,efendice yapılması gerekeni yaptı!Fakültede eğitim hocalarımızdan birinin iki cümlesinden biri “Allah beni kibirden korusun” idi.Şimdilerde ara ara derslerimde mırıldanırım ben de bu cümleyi ve gülümser çoğu öğrencim.Umarım onlar da ilerde anlarlar aslında bu basit cümleciğin altında yatan kocaman manayı.Bu günde diyorum ki “Allah beni kibirden ve kibirlerinin kendilerini esir aldığı insanlardan korusun (amin)”…Ve Allah ciğeri beş para etmeyen öyle insanlara o bembeyaz önlüğü giyip,milleti daha da hasta etme fırsatı vermesin :)
Neyse daha sonra güvendiğimiz ve bildiğimiz bir hastaneye gidip muayene oldum.Güler yüzlü,tatlı doktor abla bacağımda ki morluğu görünce “aaa çok kötü enfekte olmuş” dedi.Ardından ilaçlarımı yazıp,her soruma cevap verdi.İlaçlar bitince tekrar gideceğim ve moraran kısmın üzerinde çıkan şey (adını unuttum) küçük bi müdahale ile alınacak.Anladığım kadarıyla önemli bişeyim yok (inşallah).
 Çandarlı
Gün kötü başladı ama iyi bitti :) Malum haftasonu buralardan ayrılmadık.Haftasonunu,özelliklede Pazar gününün önemli bi kısmını kendime ayırdım.Kuaförümden hiç aklımda olmayan bi saç modeliyle ayrıldım mesela,güzel oldu ama :) Sonra uzun zamandır ihmal ettiğim cilt bakımlarımı yaptım ki benim cildim öyle her ürünü kabul etmez,hassastır.Buna rağmen fazla bakım istemez,sorun çıkarmaz bana,en azından şimdilik :) Yani diyeceğim o ki haftasonu Çandalı ya gidemedik ya içimde kaldı bari fotoğraflara bakıp hasret gidereyim,sizlerle de paylaşayım :)
Çandarlı kalesine bakış
Çandarlı
Neşeniz bol olsun…

29 Mayıs 2011 Pazar

DUMANI ÜSTÜNDE

Pazar günleri pc başında olmaya alışkın değilim.Akşamın bu saatinde bile olsa bir Pazar akşamı bloguma yazıyor olmam tuhaf :) Uzun zamandır hafta sonu tatili verdiğim sayfamıza bugün tatil yok.Yine dolu dolu iki gün oldu.Az önce mis gibi kahvemizi de içtik,şükür keyifler yerinde :) Daha önce de bahsi geçmişti ve bahsetmiştim kahve ile aram yoktur,hangi türü olursa olsun.Ama kahve keyfi olayını seviyorum.O yüzden kendim için de bol köpüklü bir Türk kahvesi yapıp sevdiceğe eşlik ediyorum balkonda.

Sanırım yarın okula gidemeyeceğim.Dizimin altında tuhaf ve küçük,ağrılı bir şişkinlik oluştu Cuma akşamı.Yarın dr.a gideceğiz,önemli bi şeydir diye korkup vesvese yapıyorum :( Sevdiceğe kalırsa minik bi operasyonla alınacak.Dilerim öyle olur.Yoksa sürekli face ve twitter dan bazen de buradan “gezenti çift” diye takılan can arkadaşlarımın nazarı mı değdi? :) Şaka bi yana dr.a gitmekten nefret ediyorum :( Allah hepimize sağlık,hastalara şifa versin…


Neşeniz bol olsun…

27 Mayıs 2011 Cuma

BENİM DE FİKRİM MÜHİM ELBET :)

Haftanın son günü olduğunu bilerek eve gelmek ne güzel.Eve geldiğinde çalan kapı ziline basanın elinde kocaman bir paketle bekleyen kargocu amca olduğunu görmek çok daha güzel :).Uzun zaman olmuş eve böyle büyük bir paket gelmeyeli.Sanırım en son kitap yurdundan koca bi koli gelmişti…Tabi ben paket falan beklemediğimden önce bi şaşırdım.Sonra güzelce açtım paketi ki içinden çıkan güzel kutunun üzerindeki logoyu görünce hatırladım;ben bir fikri mühimim :) Aslında uzun zamandır fikri mühimim ben ama ilk defa bir kampanya ilgimi çekti ve katıldım ona.İyi ki de katılmışım çünkü bana pek şık bi paket ve çok cici ürünler  göndermişler.Ürünler Gliss Shea Cashmere serisinden.(minik tarak çok tatlı dimi?) En kısa zamanda deneyip saçlarımın kaşmir yumuşaklığı kazandığını görmek,hissetmek istiyorum :) 

Ben burada oturmuş yazarken önce gök gürültüsü ardından yağmur damlalarının sesini duydum.Dünkü gibi yine ikindi vakti yağmuru…en sevdiğim yağmur (o nasıl bi şeyse işte :) )Şimdi müsaadenizle ben yağmuru izleyeceğim azcık :)

Ps:Fotoğraf yükleme konusunda ki sıkıntım hala sürmekte.Sırf fotoğraflarım için bir arşiv blogu oluşturduğumu yazmıştım.Ama iki blog arasında gidip gelmek çok sıkıcı.Kaldı ki bugün ne yaptımsa arşiv blogumuzu açamadım.Sonunda pes ettim filckr dan deneyeyim dedim ama nafile oradan da ekleyemedim.Ben bir yerde yanlış yapıyorum,ama nerede?En son iyice sinir oldum picassa web albümünden yükledim ama onlarında kalitesi hoşuma gitmedi.Bi bilen el atsın şu durumuma :)

Neşeniz bol olsun…

26 Mayıs 2011 Perşembe

FOTO MARATON BERGAMA'DAN KALANLAR II

Paylaşmak istediğim başka fotoğraflar da var demiştim.İşte onlardan bir kaçı.Devamı da böyle ara ara gelebilir.
AKROPOLİS
AROPOLİS-TİYATRO
İLGİNÇ BİR KAPI TOKMAĞI
VE YİNE BİR KAPI
Bu gün sıcacık geçen saatlerin sonunda ince ince yağan yağmurla fotoğraflarımızı düzenledim bende :) ve bugün için yukarıdakileri yayınlamak geldi içimden...

Neşeniz bol olsun...

25 Mayıs 2011 Çarşamba

GÜLEN YÜZ

Dünden beri sayfamız yüzlerce kez tıklanmış ama fark eden olmadı sanırım.Ya da fark edildi ama çaktırılmadı :) Sevgili Özlem bana günler öncesinden mail atmış.Ama ben maillerimi uzun zamandır kontrol etmediğim için dün gördüm.Özlem demiş ki; ”…………. Blogunuzu birkaç ay önce keşfettim ve okumaktan gerçekten zevk aldım. Biz de İzmir'de yaşadığımızdan, daha bir zevkli geldi okumak :) Yalnız, bloğa her girişte karşılaştığım resim, ben de "sanki bu olmasa daha iyi olur." hissini uyandırdı, ben de elimden geldiğince, onu size daha yakışır bir hale getirmeye çalıştım. Kullanın diye de değil tabii ki, karar tamamen sizin :)…………..” ve sayfamızın en başında durup,daha düne kadar elinde kalp ile somurtan çizgi kızı güldürmüş Özlem :)Tabi bende hemen Özlem’in bu tatlı çizgi ikilisini ekledim sayfamıza.Artık gülen yüzler karşılıyor ziyaretçilerimizi.Özlem’e buradan bir kere daha teşekkür ediyorum.Böyle dikkatli,böyle zarif blog sahibelerinin varlığından haberdar olmak çok güzel.

PS:Bloga fotoğraf eklemek beni delirtmeye başladığı için gülmeyen çizgi sevgilileri ekleyemedim...Kusuruma bakmayınız...:)
Neşeniz bol olsun…

24 Mayıs 2011 Salı

FOTO MARATON BERGAMA’DAN KALANLAR

Fotomaratonumuz inanılmaz keyifli geçti :) Yüzlerce fotoğraf,güzel anılar,yepyeni bilgiler ve sıcacık dostluklarla döndük Bergama’dan.Dört gün boyunca dur durak bilmeden hayalimizdeki kareyi yakalamaya çalıştık,yorulduk ama değdi.İlk gün 19 Mayıs kutlama sorumlusu aynı zamanda fotoğrafçılardan biri olduğum için okuldan ayaklarıma kara sular inmiş vaziyette döndüm eve.Ama içimdeki fotomaraton heyecanıyla dinlenme hayallerimi bir kenara bırakıp hazırlanmaya başladık.İstikamet Bergama Beafsad…Daha biz yolda iken kapkara bulutlarla dolan gökyüzü döküverdi sularını.Yağmur ama ne yağmur,arabayı park edip derneğin kapısına varıncaya kadar sırılsıklam oluverdik.Dernektekilerin güler yüzlü karşılamaları,hoşsohbetleri ile kayıt esnasında sıcacık bir ortam oluşuverdi.Ben öyle ilk girdiğim ortamda hemen tanışıp kaynaşamam,kasılırım,önce uzaktan bakıp bi gözlemlerim geleni gideni.Ama benim sevdicek öyle mi ya hemen ortamı kuruverdi.Türkiye’nin dört bi yanından gelen fotoğraf meraklılarını toplayıverdi etrafımıza :) kaynaşma ve kayıt olayından sonra dinlenmek için dağıldık.Biz bir çoğuna göre şanslıydık çünkü Çandarlı’ya yazlığa gidip annemin bizim için hazırladığı mükellef sofraya oturduk :) Ama uzak yerlerden gelen bir çok arkadaş ya çadır kurdular yada öğretmen evi ve otellere dağıldılar.İkinci gün belirlenen saatlerde toplanıp yollara koyulduk.Kozak Karaveliler köyünde durduk.Köy kahvesinde soluklanıp derin sohbetlere daldık,yine yeni arkadaşlıklar kurduk.Rize’den,İstanbul’dan,Muğla’dan,Kocaeli’den yeni yüzler tanıdık…Köy halkı yollara dökülüp izledi bizim garip kalabalığı ve tüm gün boyunca “hoş geldiniz” i eksik etmediler bizden.Dernek başkanımız ve muhtar amca “keye”* nedir ve nasıl yapılır anlattılar bize ve iki amca bize ufak çaplı bi gösteri yaptılar.Sonra hepimiz dönüş saatimize kadar serbest çalışmak üzere dağıldık.Nerde bir çocuğa rastlasak Ali ile İngilizce konuşmaya çalıştılar ilk önce,aynı şey Bergama da da devam edince “hadi Ali boynunda fotomaraton kimlik kartı,fotoğraf makinası,sırtında çantası turiste benziyor az buçuk ama ben yanında buranın yerlisiyiz diye bağırıyorum resmen” demeye başladım :) Üçüncü gün tamamen serbesttik.Önce Bazilika (kızıl avlu) ya uğradık;bu arada fotomaraton dan olduğumuz için ücretsiz girebildik her yere :) Ardından Akropolis e çıktık.İki yıl önce gittiğimizde arabayla epeyi bir yol tırmanmıştık.Ama yakın zamanda Akropolis e çıkan bir teleferik yapılmış.Yine fotomaraton kartımızla bindik teleferiğe ve tam bir açık hava müzesi olan Bergama’yı seyrederek çıktık tepeye.Yine orada da en güzel kareyi yakalamak için uğraştık.Akropol sonrası Bergama’nın ara sokaklarına,tarihi camilerine daldık.Özellikle Atmaca mahallesinde (Hüsnü Şenlendirici nin mahallesi) biz fotoğrafçılar için malzeme fazlasıyla boldu.Bergama da geçirdiğimiz her gün “iyi ki katıldık bu yarışmaya” dedik durduk,aksi halde yanı başımızda duran güzelliklerden,duymadığımız onca tarihi bilgiden bihaber olacaktık hala.

Rize'den gelen fotoğrafçıyı fotoğrafladık.
Sözü daha fazla uzatmayayım,cumartesi akşamı onlarca fotoğraf arasından zor zahmet seçip beş tane teslim ettik.Son gün yani Pazar günü sonuçlar ve ödül töreni için toplandık.Bizim fotoğraflarımız dereceye giremedi ama olsun dedik bu daha başlangıç :) Dereceye giren fotoğraflar hak ettiler cidden,bizim daha çok yolumuz var :)
Akropol
Bazilika
Kızıl Avlu
Karaveliler Köyü çocuları
Karaveliler den bi amca.
Bergama Ulu Cami Bahçesi
Karaveliler Yolu
Fotoğraf eklemek bir işkenceye dönüşmüş olsa da burada yayınlamak istediğim bir kaç fotoğraf daha var.Onlarda çok yakında :)

* 1.Kozalak toplamak için dalları eymeye yarayan ucu çengelli ağaç.
   2.Ağaçtan ağaca atlamakta kullanılan ip.

Neşeniz bol olsun...

19 Mayıs 2011 Perşembe

FOTOMARATON

Heyecanlı ve bir o kadar da keyifli olacağını umduğumuz bir maratona katılmak için yola çıkıyoruz.Bize dört güncük müsaade.İzmir’li fotoğraf meraklıları bilir sanırım;fotomaraton Bergama 19-22 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek.Aslında orada olmak hiç aklımızda yoktu.Planlarda başka bir şehir başka aktiviteler vardı ama son dakikada değişti her şey :) Bu aralar geceleri Çandarlı da gündüzleri ise Foto Maraton Bergama da olmayı düşünüyoruz.Döndüğümde anlatacak çok şey olacak hissediyorum…

Neşeniz bol olsun…

SELANİK

İzmir den yola çıkışımız sabah 8.30 u buldu. Yol müziklerimiz eşliğinde keyifle yol aldık. Planın ilk parçası Edirne idi. Bi gece Edirne d...