Zamanında bir hocamızın şöyle dediğini hatırlıyorum;”Her okul bir kültürdür.Her okul binasıyla,idaresiyle,öğretmenleri ile bambaşka bir kültürdür.Yepyeni okullar,yepyeni kültürler var önünüzde.Kendinizi yenileyin,sıradanlaşmayın,zamanın gerisinde kalmayın….”
Ne de güzel öğütlermiş bunlar.Gerçekten her kelimesi,her cümlesi üzerinde titizlikle düşünülmesi gereken kıymetli sözlerdi bunlar.Ve şimdi bende yine yepyeni bir okulda yepyeni bir kültürle tanışacağım.En önemlisi de yepyeni çiçekler yetiştireceğim :)
Hayatımıza dair verdiğimiz önemli “değişiklik” kararları bir çoğu gibi beni de tedirgin eder.İyi mi olur yoksa kötü mü tarzında bin türlü düşünce geçer aklımdan.Ama biliyorum ki “yenilik” iyidir çoğu zaman.
Tayinim çıktığını duyan tüm öğretmen arkadaşlarım çok şaşkın ve bir o kadar da üzgünler.Onları öyle görmekte benim içimi burkuyor :( Tek tesellimiz;uzak bir yere gitmiyorum… :)Sağolsunlar okuldan gidecek olmama üzülmelerine rağmen gözleri dolu dolu olarak her fırsatta benimle çalışmanın kendilerini ne denli mutlu ettiğini söylüyorlar.bu da beni çok mutlu ediyor.Geçen gün müdürümüz yaptığı toplantıda gözleri dolarak duyurdu benim tayinimin çıktığını ve öyle güzel sözlerle onure etti ki beni ağlamamak için kendimi zor tuttum.Ama konuşmamı yapmak için ayağa kalktığımda gözlerimin dolmasına,sesimin titremesine engel olamadım.Sözlerimin alkışlarla kesildiği bölümlerde derin nefesler alarak sürdürebildim konuşmamı.Trabzon’da yaşadığım zor veda geldi aklıma ama çok şükür ki bu sefer çok uzağa hatta hiç uzağa gitmiyorum :)
Yeni okuluma başlamadan önce burada ki son seminer dönemimizi bol sohbetli,pasta-börekli ve ev oturmalarına giderek geçiriyoruz.Her gün bir arkadaşta toplanıyoruz.Yiyip içip,eğlenerek tüm yılın yorgunluğunu birlikte atıyoruz.Cuma günü de bende toplanacağız şimdiden çok heyecanlıyım.O kadar kalabalık bir gruba neler hazırlayayım diye düşünüyorum.Aklımda bir sürü güzel şey var,bakalım nasıl olacak :)
Böyle güzel ortamları aratmasın Allah derken sevgili anne-babam da amin diyor en içten şekilde.Babam “hayırlı olsun kızım,inşallah yeni okulunda da çok başarılı ve çok mutlu olursun” diye dua ederken anneciğim “tebdil-i mekanda ferahlık vardır” diyerek içimi ferahlatıyor ve dilinden düşürmediği duasını bu kez benim için bir kez daha yineliyor; “Allah her daim iyi insanlarla karşılaştırsın…” (Amin)
p.s:Bu aralar sayfalarında ismimize yer veren sevgili dostlara kocaman teşekkürler. Sevgili ruhum bize trendy blog ödülü vermiş,Sevda ve sessiz teyyarede mimlemiş bizi.Hepinize bizden sevgiler :)
Neşeniz bol olsun…
22 Haziran 2010 Salı
21 Haziran 2010 Pazartesi
BUGÜN
Harika bir hafta sonunun ardından yine hafta başı…
İzmir’in sıcakları iyice bunaltınca her zamanki gibi haftasonu Çandarlı’ya kaçtık.Bu sene okul öylesine yoğundu ki şu küçücük kaçamaklar bile “oh be” dedirtiyor insana.Neyse ki Cuma günü karneleri dağıtıp derin bir nefes aldık.Geçtiğimiz Cuma, benim sınıfım için epeyi gözyaşılı bir Cuma oldu.Her birinin karnesine özenle yazdım onları ne çok sevdiğimi,çoğunun da karnesine belgelerini iliştirerek büyük bir heyecanla dağıttım karnelerini.Sıra dilek ve temenniler bölümü ile dersi bitirmeye gelince konuşabilmek zor oldu benim için.Ama bir çırpıda söyleyiverdim tayinimin çıktığını…sonrası benim kocaman 7-E sınıfımın gözyaşları ve “nasıl ya?”, “ama neden öğretmenim”, “gitmeyin nolur” vs. vs. diye bitmeyen soruları…Neyseki plan programımızı yapıverdik,bol bol görüşeceğiz daha..
Haftasonu iki gün boyunca Çandarlı’da iyice dinlendik. En önemlisi de Çandarlı’nın serin rüzgarı sayesinde bebekler gibi uyuyabildik :) Ben elimde kitabım hafif hafif esen rüzgarın ve yemyeşil bahçenin tadını çıkarırken Ali çim biçme makinesiyle tüm bahçede koşturup durdu.Biçilen çimlerin mis kokusu eşliğinde bahçeden minik çilekler topladık hatta bir kucak dolusu semiz otu toplayıp kocaman bir kasede salata yaptık :) Bu arada taaaa bir zamanlar söz verdiğim yazlığın mobilyalarını bu sefer kesinlikle fotoğrafladım sizler için.En kısa zamanda yayınlayacağım ve biraz da odamızın dekorasyonu konusunda yaptıklarımızı sizinle paylaşıp fikrinizi alacağım.
Güzel bir haftasonunun ardından bu hafta da günler öncesinden gezme-tozma planları ile doldurulmuş yoğun bir hafta olacak.Bu akşamdan başlıyoruz gezmelerimize.Ee o zaman bize iyi gezmeler :)
Neşeniz bol olsun…
İzmir’in sıcakları iyice bunaltınca her zamanki gibi haftasonu Çandarlı’ya kaçtık.Bu sene okul öylesine yoğundu ki şu küçücük kaçamaklar bile “oh be” dedirtiyor insana.Neyse ki Cuma günü karneleri dağıtıp derin bir nefes aldık.Geçtiğimiz Cuma, benim sınıfım için epeyi gözyaşılı bir Cuma oldu.Her birinin karnesine özenle yazdım onları ne çok sevdiğimi,çoğunun da karnesine belgelerini iliştirerek büyük bir heyecanla dağıttım karnelerini.Sıra dilek ve temenniler bölümü ile dersi bitirmeye gelince konuşabilmek zor oldu benim için.Ama bir çırpıda söyleyiverdim tayinimin çıktığını…sonrası benim kocaman 7-E sınıfımın gözyaşları ve “nasıl ya?”, “ama neden öğretmenim”, “gitmeyin nolur” vs. vs. diye bitmeyen soruları…Neyseki plan programımızı yapıverdik,bol bol görüşeceğiz daha..
Haftasonu iki gün boyunca Çandarlı’da iyice dinlendik. En önemlisi de Çandarlı’nın serin rüzgarı sayesinde bebekler gibi uyuyabildik :) Ben elimde kitabım hafif hafif esen rüzgarın ve yemyeşil bahçenin tadını çıkarırken Ali çim biçme makinesiyle tüm bahçede koşturup durdu.Biçilen çimlerin mis kokusu eşliğinde bahçeden minik çilekler topladık hatta bir kucak dolusu semiz otu toplayıp kocaman bir kasede salata yaptık :) Bu arada taaaa bir zamanlar söz verdiğim yazlığın mobilyalarını bu sefer kesinlikle fotoğrafladım sizler için.En kısa zamanda yayınlayacağım ve biraz da odamızın dekorasyonu konusunda yaptıklarımızı sizinle paylaşıp fikrinizi alacağım.
Güzel bir haftasonunun ardından bu hafta da günler öncesinden gezme-tozma planları ile doldurulmuş yoğun bir hafta olacak.Bu akşamdan başlıyoruz gezmelerimize.Ee o zaman bize iyi gezmeler :)
Neşeniz bol olsun…
17 Haziran 2010 Perşembe
MUTLU KANDİLLER
Yine güzel bir kandil gecesi…
Duaya açılan ellerimiz,dua dua yalvaran yüreklerimiz…
Bu özel geceye bu seferde ulaştırana şükürler olsun,dualarınız kabul olsun…
Bir eğitim yılı daha sona eriyor,benim çiçekler heyecanla karnelerini bekliyor ve yarın karne telaşıyla mutlu bir gün olacak.Ama benim onlara vereceğim haberle hepimiz için az-biraz buruk bir gün olacak.Lütfen dualarınızda bizleri de unutmayın.
Mutlu kandiller…
Neşeniz bol olsun...
Duaya açılan ellerimiz,dua dua yalvaran yüreklerimiz…
Bu özel geceye bu seferde ulaştırana şükürler olsun,dualarınız kabul olsun…
****
Sınavlar,kep töreni,veda yemeği,yıl sonu eğlencelerimiz derken nihayet yarın karne günü…Bir eğitim yılı daha sona eriyor,benim çiçekler heyecanla karnelerini bekliyor ve yarın karne telaşıyla mutlu bir gün olacak.Ama benim onlara vereceğim haberle hepimiz için az-biraz buruk bir gün olacak.Lütfen dualarınızda bizleri de unutmayın.
Mutlu kandiller…
Neşeniz bol olsun...
14 Haziran 2010 Pazartesi
1 Dİ 2 OLDU :)
Daha önce şurada sizlere çiçeğimiz ölüyor diye dert yanmıştım hatırlarsanız.Ve o yazımın ardından sağolsun bir arkadaşın yardımı ile çiçeğimizin ölmediğini öğrenip rahatlamıştım.Öğrendiğime göre guzmania çiçeğinin bu zamanlarda ortasındaki kırmızı yaprakların sararıp solması normalmiş.Bizimde kırmızı yapraklar sararıp kuruyunca korkmuştum ben ama önemli değilmiş.Zaten yeşil yaprakları hala çok güzel ve canlı.Guzmaniamız ölüyor diye boşuna üzülmüşüm,çiçeğimiz ölmedi aksine doğurdu :))
Günler öncesinden bizim büyüyen çiçeğimizin kökünden bir yavru daha boy vermeye başlamıştı.Ben önceleri onun ne olduğunu anlayamamıştım ama arada bir onu sevip muhabbet ediyordum o yavrucakla.Sonradan bir baktık ki o da büyüdü minik bir guzmania oluverdi.Biz de dün onu büyük çiçeğin yanından alıp kendisi gibi minik bir saksıya diktik.İki tane çiçeğimiz oldu böylece inşallah bu da büyür bunun da bir yavrusu olur :)))
Neşeniz bol olsun…
Günler öncesinden bizim büyüyen çiçeğimizin kökünden bir yavru daha boy vermeye başlamıştı.Ben önceleri onun ne olduğunu anlayamamıştım ama arada bir onu sevip muhabbet ediyordum o yavrucakla.Sonradan bir baktık ki o da büyüdü minik bir guzmania oluverdi.Biz de dün onu büyük çiçeğin yanından alıp kendisi gibi minik bir saksıya diktik.İki tane çiçeğimiz oldu böylece inşallah bu da büyür bunun da bir yavrusu olur :)))
Neşeniz bol olsun…
13 Haziran 2010 Pazar
BİR PAZAR
Bir Pazar daha sona eriyor.
Gerçekten sıcak bir gündü ve sıcak bir Pazar gecesi…
Şehrin yüksek tepeleri püfür püfür esiyor çok şükür,çayımızı esen rüzgara karşı içip geldik.
Belliki bu hafta sıcak zorlayacak,güzel bir hafta olsun hepimiz için…
*Fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere yine Altınpark city deydik...
Neşeniz bol olsun…
11 Haziran 2010 Cuma
DOĞUM GÜNÜ 10 HAZİRAN :)
Bütün bir hafta boyunca dün için hazırlandım.Sevdiceğime güzel sürprizler yapıp onu bu seferde şaşırtmayı kafaya koymuştum hatırlarsanız.Nihayet oldu istediğim :) Dün ikimiz için de çok güzeldi her şey.Ali gün boyu sürprizlerle şaşkın ve fazlasıyla mutluyken,o şaşırdıkça ve her yeni sürprizle mutlu oldukça daha bir mutlu oldum bende.
Daha sabahın erken saatlerinde başladım Ali’nin doğum gününü kutlamaya.Uyanınca,hazırlanıp evden çıkarken,beni okula bıraktığında ayrılırken ve okuldayken her saat başı arayarak “doğum günün kutlu olsun” demeyi ihmal etmedim.Ali üşenmemiş saymış,tüm gün boyunca onlarca kez kutlamışım doğum gününü :)
Dün okuldan çıkınca koşa koşa geldim eve.Bir gece önceden hazırlamaya başladığım enfes yemeklerimi hazırlamaya devam ettim.Bu esnada annemle (Ali nin annesi) günler öncesinden yaptığımız planı telefonda bir kez daha netleştirdik.Sonrasında yemeklerin hazırlığına ara verip uzun bir süre rengarenk balonlar şişirmekle uğraştım.Bir sürü,rengarenk balon…şişir şişir bitmiyor,bir ara başıma ağrılar girdi ama pes etmedim.Her yerde balonlar uçuşsun diye elimden geleni yaptım,sonunda ev anasınıfı gibi oldu :) Hatırlarsınız şurada bahsetmiştim sevdicekte benim için onlarca balon şişirmişti.Tabi ben onun kadar çok balon şişiremedim ama yine de elimden geleni yaptım :) Hatta balonları alırken dikkatimden kaçmış,onca balonun içinde bir tanesi vardı ki tüm gece milleti gülmekten kırdı geçirdi.Kocaman mavi bir balon,sünnet düğünü için hazırlanmış belliki;üzerinde “Maşallah,ucundan azcık” yazıyordu.Benim çılgın kocam gece boyunca o balonu herkese gösterdi,iyi eğlence oldu bize :)
Balonlarla işim bitince yemek masasını hazırlamaya koyuldum.Süslü püslü güzel bir masa hazırlayıp salonun kapısını sımsıkı kapattım ki Ali hemen görmesin masayı.Sonrasında hediyeleri paketledim güzelce.Daha önce bahsetmiştim ilk hediyelerini benden değil kargocudan almıştı Ali :) Ve sonrada tutturmuştu hediyelerimi şimdi açacağım diye.İşte o hediyeleri bile paketledim çünkü kargocu amca sürprizimi berbat etmeseydi dün ilk hediyeleri onlar olacaktı Ali’nin.Üç adet hediye vardı Ali’nin gördüğü pakette ve üçünüde T-box tan almıştım.T-box ın sitesinden bir tane kareli çok sevimli bir şort (life is şort:) ),bir tane Zzz erkek uyku seti,bir de buraya fotoğraflarını eklemediğim çok cici bir şey seçmiştim.Zaten ben t-box ın o mini mini paketlerinden çıkan güzel şeylere bayılıyordum bu seferde çok keyifli ve çok doğru bir alış-veriş yaptım.t-box ın online alışveriş sitesini bilmeyenler mutlaka ziyaret edin derim zira oradan alış veriş yapmak çok keyifli.İnternet sitelerinden alış-veriş yapmama rağmen sağolsunlar istediğim ürünleri,renk ve desenleri seçerken bana çok yardımcı oldular.Bir de siparişim eve ulaşana kadar gönderdikleri komik mailleri ile yüzümü güldürdüler.Ama işte kargocu amcanın azizliğine uğradık :)
Ali işten eve geldiğinde rengarenk balonlar ve minik notlar karşıladı onu.İlk şaşkınlığını üzerinden attıktan sonra balonlarla oynadık bir süre.Balonların içinden çıkan hediye paketlerini açtı ve sanki daha öncesinde kargocudan bizzat kendisi teslim almamışçasına şaşırdı(!) sırf ben mutlu olayım diye.Sonra hemen hediyelerinden bir tanesini seçti giydi.Ve tutturdu acıktım diye.Uzunca bir süre onu oyalayacağım diye canım çıktı.Önce anlam veremedi neden hemen sofraya oturmadığımıza derken uyuyakaldı :) Hediyelerin ve sürprizlerin bittiğini düşündüğü bir anda kapı ziliyle zıpladı yerinden.Anne-baba-kardeş-kuzenler-hala vs vs derken önce güzel bir akşam yemeği yedik.Karnımız doyunca çay-kahve-pasta-meyve-çerez,bol kahkaha,hoş sohbetler ve hediye faslına geçiş oldu.Birbirinden güzel hediye paketlerini açarken çok duygulandı Ali ama aynı zamanda da yaptığı esprilerle hepimizi gülmekten kırdı.Ben de herkesle birlikte bu sefer strawberryden gelen hediyemi sundum kendisine.Hatırlarsınız daha önce burada ufak çaplı bir kamuoyu yoklaması yapmıştım.O yoklamadan sonra hemen kararımı verdim ve Bvlgari Aqva Pour Homme Ali nin olsun istedim.Bu parfüme bayılıyordum zaten,Ali de çok severek kullanıyor şimdi.Siparişimi tamda istediğim gibi paketlemişler,istediğim notu ve birkaç güzelliği unutmamışlar sağolsunlar.Tam yedi gün sonra ulaştı bana siparişim,bu sefer işimi şansa bırakmadım bizzat gidip kendim teslim aldım paketimi.Ha bu arada strawberry de fiyatlar oldukça cazip.Hele şimdilerde babalar gününe özel indirimlerle yenilenmiş indirimler,ilgilenenlere duyrulur :)
Gece geç saatlere kadar sohbet-muhabbet sürdü.Doğum günü çocuğunun yüzündeki mutluluk hepimizi daha bir mutlu etti :) ve hızımızı alamayıp gecenin ilerleyen saatlerinde çıktık dışarıya doluştuk arabalara,çay keyfimize İzmir’in ışıkları da eşlik etsin diye Altınpark’a çıktık.Altınpark’tan daha önce bahsetmiştim okumak isterseniz tıktıklayabilirsiniz :) Altınpark’ta İzmir’e nazır oturduk,kaldığımız yerden kutlamaya devam ettik ve orada noktaladık geceyi…
Bu arada amma yazdım bende ha!Oysa kısa bir özet geçtim,bir çok şeyi yazamadım yine.Ama sayfalarca oldu sanki.Neyse ben yazarken yoruldum ve kestim burada okuyanların gözlerine sağlık :)
Neşeniz bol olsun…
Daha sabahın erken saatlerinde başladım Ali’nin doğum gününü kutlamaya.Uyanınca,hazırlanıp evden çıkarken,beni okula bıraktığında ayrılırken ve okuldayken her saat başı arayarak “doğum günün kutlu olsun” demeyi ihmal etmedim.Ali üşenmemiş saymış,tüm gün boyunca onlarca kez kutlamışım doğum gününü :)
Dün okuldan çıkınca koşa koşa geldim eve.Bir gece önceden hazırlamaya başladığım enfes yemeklerimi hazırlamaya devam ettim.Bu esnada annemle (Ali nin annesi) günler öncesinden yaptığımız planı telefonda bir kez daha netleştirdik.Sonrasında yemeklerin hazırlığına ara verip uzun bir süre rengarenk balonlar şişirmekle uğraştım.Bir sürü,rengarenk balon…şişir şişir bitmiyor,bir ara başıma ağrılar girdi ama pes etmedim.Her yerde balonlar uçuşsun diye elimden geleni yaptım,sonunda ev anasınıfı gibi oldu :) Hatırlarsınız şurada bahsetmiştim sevdicekte benim için onlarca balon şişirmişti.Tabi ben onun kadar çok balon şişiremedim ama yine de elimden geleni yaptım :) Hatta balonları alırken dikkatimden kaçmış,onca balonun içinde bir tanesi vardı ki tüm gece milleti gülmekten kırdı geçirdi.Kocaman mavi bir balon,sünnet düğünü için hazırlanmış belliki;üzerinde “Maşallah,ucundan azcık” yazıyordu.Benim çılgın kocam gece boyunca o balonu herkese gösterdi,iyi eğlence oldu bize :)
Ali işten eve geldiğinde rengarenk balonlar ve minik notlar karşıladı onu.İlk şaşkınlığını üzerinden attıktan sonra balonlarla oynadık bir süre.Balonların içinden çıkan hediye paketlerini açtı ve sanki daha öncesinde kargocudan bizzat kendisi teslim almamışçasına şaşırdı(!) sırf ben mutlu olayım diye.Sonra hemen hediyelerinden bir tanesini seçti giydi.Ve tutturdu acıktım diye.Uzunca bir süre onu oyalayacağım diye canım çıktı.Önce anlam veremedi neden hemen sofraya oturmadığımıza derken uyuyakaldı :) Hediyelerin ve sürprizlerin bittiğini düşündüğü bir anda kapı ziliyle zıpladı yerinden.Anne-baba-kardeş-kuzenler-hala vs vs derken önce güzel bir akşam yemeği yedik.Karnımız doyunca çay-kahve-pasta-meyve-çerez,bol kahkaha,hoş sohbetler ve hediye faslına geçiş oldu.Birbirinden güzel hediye paketlerini açarken çok duygulandı Ali ama aynı zamanda da yaptığı esprilerle hepimizi gülmekten kırdı.Ben de herkesle birlikte bu sefer strawberryden gelen hediyemi sundum kendisine.Hatırlarsınız daha önce burada ufak çaplı bir kamuoyu yoklaması yapmıştım.O yoklamadan sonra hemen kararımı verdim ve Bvlgari Aqva Pour Homme Ali nin olsun istedim.Bu parfüme bayılıyordum zaten,Ali de çok severek kullanıyor şimdi.Siparişimi tamda istediğim gibi paketlemişler,istediğim notu ve birkaç güzelliği unutmamışlar sağolsunlar.Tam yedi gün sonra ulaştı bana siparişim,bu sefer işimi şansa bırakmadım bizzat gidip kendim teslim aldım paketimi.Ha bu arada strawberry de fiyatlar oldukça cazip.Hele şimdilerde babalar gününe özel indirimlerle yenilenmiş indirimler,ilgilenenlere duyrulur :)
Gece geç saatlere kadar sohbet-muhabbet sürdü.Doğum günü çocuğunun yüzündeki mutluluk hepimizi daha bir mutlu etti :) ve hızımızı alamayıp gecenin ilerleyen saatlerinde çıktık dışarıya doluştuk arabalara,çay keyfimize İzmir’in ışıkları da eşlik etsin diye Altınpark’a çıktık.Altınpark’tan daha önce bahsetmiştim okumak isterseniz tıktıklayabilirsiniz :) Altınpark’ta İzmir’e nazır oturduk,kaldığımız yerden kutlamaya devam ettik ve orada noktaladık geceyi…
Bu arada amma yazdım bende ha!Oysa kısa bir özet geçtim,bir çok şeyi yazamadım yine.Ama sayfalarca oldu sanki.Neyse ben yazarken yoruldum ve kestim burada okuyanların gözlerine sağlık :)
Neşeniz bol olsun…
7 Haziran 2010 Pazartesi
POŞETLİK
Canım anneciğimin nereden aklına geldiyse kalkmış bize poşetlik örmüş.Çokta güzel yapmış,mutfağım daha bir renklendi sayesinde.Benim mutfağıma uygun diye bana turuncu ablamlara ise birine kırmızı,diğerine pembe örmüş.Aslında annem böyle örgü işi ile çok fazla uğraşan bir hatun değildir,gelemez öyle sıkıntılı işlere ama çok sevimli bulmuş bu poşetlikleri ve nasıl olduysa “öreyim” demiş.Ben poşetliğimizi görünce önce “bu da kim?” dedim :) sonra tanıştık poşetlikmiş kendileri,hem de gözleri bile var ve göz bebekleri oynayıp duruyor,çok tatlı :)İçine poşetlerimizi doldurdum şişko bir poşetlik yaptım onu :) İsmi de Ali’den “bizim yakışıklı” diyor ona :)
P.S:Ben annemi özledim :(
Neşeniz bol olsun…
P.S:Ben annemi özledim :(
Neşeniz bol olsun…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
SELANİK
İzmir den yola çıkışımız sabah 8.30 u buldu. Yol müziklerimiz eşliğinde keyifle yol aldık. Planın ilk parçası Edirne idi. Bi gece Edirne d...
-
Canım anneciğimin nereden aklına geldiyse kalkmış bize poşetlik örmüş.Çokta güzel yapmış,mutfağım daha bir renklendi sayesinde.Benim mutfağı...
-
Bu gün İzmir’e doyum olmaz,dışarıda yumuşacık bir kış havası var.Tam “çık-gez-dolaş hatta git cici dükkanlardan minik bir şeyler al” havas...
-
İzmir’e ilk geldiğimde bir çok yabancı gibi,bende kalabalık caddelerin bir köşesinde,cami önlerinde,ara sokakların birinde yada bir parkta b...






